Çarşamba, Aralık 14, 2016 By: İkra Ela

Unutmak,Verilen İkram Ekrem Olandan



Rahman Rahim Allah ismi ile
''إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ شَكُورٌ...''Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, şükrün karşılığını verir.Şura suresi 23

''وَهُوَ الْغَفُورُ الْوَدُودُ'' Bununla beraber, çok bağışlayıcıdır, sevgi doludur.Buruc suresi 14


Verilen İkram Ekrem Olandan

Unutmak bizim için bir cevher ,kötü anılarımızı,günahlarımızı,hatalarımızı unutmak....Peki verdiğimiz sözleri,söylediklerimizi,dualarımızı,niyetlerimizi unutmak!
Her eksik ve kusurdan münezzeh olan Rahman bize unutma nimetini vererek,bizim uykuya yatırdıklarımızı bize sürpriz bir şekilde hiç ummadığımız vakitte en güzel sebepler ile önümüze koyuyor.


'Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân'
                                        Rahman suresi 13.

Cennetten bir nasiplenme gibi,reyhan kokusu gibi verilen ikram Ekrem olandan .Bir kuru teşekkür olmamalı Şakir olana...
Hiç böyle bir ikram ummamıştım,on küsür yıl önce Kur'an-ı kerimi zahirden okurken.Müminlerin hallerini okuyup müjdeler hisseder,cehennem sahneleri ile dehşete kapılır,günahların bir bir yüze vurulduğu sahnelerde vicdan sızılarım ile kıvranırken:

''Rabbim biz aciz kullarını günahkar yaratmışsın,peygamberleri ise günah işlemekten korumuşsun.''diyerek secdelere kapanır,düzeltemediğim günah sancılarım ile yüreğimden nice bulutlar kalkardı.Yıldırım gibi düşenler,şimşek gibi çakanlar ve Allah'ın Ğafurul Vedud olan esması göğüme güneş gibi parlar,umuda döner Hadi esması ile Rahmana sığınırdım.

Kah yükselirken kah alçalırken kendi denizimde, o güzel ahlakı tamamlayan ve Allah'ın yanında itibarlı olan peygamberimiz  Muhammed'i  bir bukle olsun rüyalarımda görme özlemi ile de uykulara yatardım.

Hep beklerken ...unuttuğumda beklemeyi ansızın beklemediğim bir uykuda işte o Nur-u Muhammed rüyamdaydı.Fakat hiç ona benzemiyordu.Bize anlatılan gibi bir yüzü yoktu.

''Bu yatan kim?''dedim.

Toprak damın üzerinde,binlerce yıldır birikmiş kalıplaşmış,adeta bir depremde çökmüş bina gibi ,preslenmiş  kitap kalıntılarına benzer,çürümeye yüz tutmuş levhalar gibi bir örtünün altında bir mevta vardı.
Toprak dama bitişik yine toprak bir odadan çıkan siyah sarıklı,elbiseli adamlar:
''O Hz.Muhammed .''dediler.
Ben şaşırarak:''Hiç benzemiyor .''dedim
Mevta başını kaldırarak,bir sitemli söz ile bir ışık attı sineme...

O güne çok mutlu uyanmıştım,Hiç benzetemesem de  sitemli bir söz söylemiş olsa da ben Nur-u Muhammedi görmüştüm.Çökük omuzlarım güç bulmuş,kanatlarım kıpırdamaya başlamıştı.

O zamanlardan bu güne Esma'nın içinde 'Biz Sende Misafiriz'' ile olma mutluluğunu Rabbimden sürpriz bir ikram olarak aldım.
''Biz Sende Misafiriz' kitabı elime kavuşunca,işte o Muhammed-i ruhu kalıplaşmış,tekrarlanan,zahirde kalan anlatımlar ve öze inememenin yorgunluğu ile okuyamadığımı,anlayamadığımı,hissedemediğimi gördüm.

Aslında Muhammed-i vicdan sızısını fark etmeden yaşadığımı yine vahiyden akan bu güzel ikram ile gördüm.

Muhammed(s.a.v)günahtan korunmuştu.Bu korunma sadece ona ve diğer peygamberlere mahsus değildi.Evet bunu şimdi anladım,yıllar önce kendi sitemli sözümün cevabını,yıllar sonra aldım.
Vahyin onun bağrından süzülerek geldiğine kör olan gözlerimle yüzleştim.Ragib Olan Allah  bizi de her daim günahlardan,hatalardan koruyordu.Hiç bir şey bilmiyorken de,Kur'an-ı zahirden okurken de Kah vicdan ile  kah akıl ile.Doğru olmayanı seçen ve nefsine uyan bendim.Şimdi diyebilir miyim biz yani aklım,nefsim,kalbim günahkar olmaktan korunmuyor muyduk diye?

Mayıs iki bin on beş üstad Senai Demirci'nin 'Sünnet Esmaya Tutunmaktır'Esma ile Yaşamak aylık esma-u Hüsna dergisinde ki yazısında;

''Sünnet''deyince ne kadar çok şey geliyor aklımıza.
Aklımıza gelenlerin çokluğu ve çeşitliliği'sünneti'in içinde ki özü perdeliyor.
Toza dumana bulanıyor gözlerimiz,gönüllerimiz.Asıl güzelliğin izini süremez oluyoruz.

Sünnet,en sade tarifiyle,'Peygamberce yaşamak'demek.
'Peygamberin durduğu yerde durmak.''Peygamberin tarafında yer almak.''Peygamberin tavrını yeni vakitlere taşımak.'Peygamber halini yeni mekanlarda ayağa kaldırmak.'der.


Tam anlamı ile gördüğüm rüyanın bana anlatmak istediği ve çözümünü yansıtan sözler.Evet asıl güzelliği tarihte bırakmış,yeni mekanlara taşınamamış,toza dumana bulanarak özü perdelenmiş,kalıplaşmış,gönüllerimiz asıl güzelliğin izini süremez olmuş.

O zaman peygamber halini yeni mekanlarda her daim ayağa kaldırmak en asli görevimiz.Esma'ya tutunarak...

O rüyayı gördükten sonraki dönemde,biraz biraz üzerimde ki ölü toprak giderken ''Rabbim verdiğin her can nimetime şükrümü sana ancak senin yine verdiklerin ile elimden gelenlerle,sorumluluklarımı harfi ile yapmaya çalışınca yapabileceğim.''demiştim.

Sadece bir çizgi ile başladım...

Rabbimin esmalarını resmetmekti hedefim.Bu hedefi koyarken de aşağıda ki sözümü bir ara unuttum,hep ve daim unutmayan Semi, Basir,Hadi,Ragib olanın hangi nimetine yalan diyebilirim?

Haşr suresinin son iki ayetini işte o on küsür yıl önce okurken içindeki esmalar bir bir yüreğime düşerken;

هُوَ اللَّهُ ا لْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاء الْحُسْنَى يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِوَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Demiştim ki''Rabbim bende seni tesbih ediyorum fakat beni kimse işitmiyor''

Son aylarda ise''Rabbim beni seni yüceltenlerin sayfasına kat.''diyordum.

Esmanın içinde olmak Semi Rabbimden bir ikram,"sadece bir yazının paylaşımı bir başarı mıdır?" diye düşünenler olabilir.

Ben başardım demiyorum,Ben Rabbimin Semi,Basir,Hadi,Ragib,Mucip,Halim,Hasip,Kayyum,Hay,Habir,Rahman,Ğafur-ul Vedud,Ğafur-un Şekur olduğuna şahitlik ediyorum...O en güzel esmaların sahibi Allah.

               ikraela
             @ElaIKRA























0 yorum:

Yorum Gönder