Çarşamba, Mayıs 23, 2018 0 yorum By: İkra Ela

#güzelkelimelergüzelisimlerinhecesidir



Evet evet çok iş var.Kuzumu gönderdim.Kedimiz uyuyor.Ben kelimelerin otağına mıhlandım.Askı olayım diye değil tabi askı da gerek fakat önce ev inşaa olmalı...Kelimelerden çivilerim var benim onları işin erbablarından seçerim,kimi zaman ağaçtır çivim,daha sağlam olsun dersem demire giderim.Hadidtir,münib olmuş kuvvetini hakça değil zalimce kullanmış bilmeden,hakkı savunayım derken haksızı kucaklamış,pişman tevbede,zalimlik için hiç vermem bi'hal, hak için kullanacaksan al dal dal...Yedi beyzayı bulsun elin, batılı yutan ney olsun.

Şekerpare olsun dilin.

*

*

@esmadergi otağında #güzelkelimelergüzelisimlerinhecesidir dallarında #şekerpare "şeker kelimesi 'şükür'kelimesi ile akrabadır."cümlesini buldum.Hepsi harika da onları ve onlar hakkında tefekkürlerimin hangisini dillendireyim halimle,kalimle,her hal gibi halim gider.Kal olan kalır/kalır mı? (Kalmaz o da yaprak misali erir gider,bir başka baharda, anda başka bir kalpte kal olur.)

Ramazan bayramının bir adı da neden şeker bayramı? Şükre ermekten.

Ramazan 'yanmak'demek.Allah için yanmak,doğruluk için yanmak,nur için yanmak,anlamak için yanmak,nefsini tutamayınca ögrenemediğimiz şey.Oruç ile öğretir Rabbimiz sevdiklerimizden karşılığını beklemeden vermemizi isteyerek.Bile bile nefsimizi tutarak.Bir oruçlunun suya yemeğe kavuşması nasıldır? Bin şükür ile Şakir esmasından şule yüreğe iner.Şükrü bulur.Bazen hastalıklar şükre kavuşturur.Bütün pervanelere ne teşekkür ederiz değil mi ?

Ah! Rabbimiz her an nefes nefes can can iyileştiriyorken bizi Hadî olanı unuturuz pervaneden biliriz iyiliği.Pervanelere iyiliği de iyi olmayı seçmeyi de O vermiştir.İster şükreden olsunlar ister olmasınlar pervane edilmişler.Şükrü bilirlerse şeker şerbet olur işleri bilmez de hırsla pervane olurlarsa toz olurlar.Bak kelebeklere şerbet olacak işteler.Kiraz çiçekleri açınca duy onları.Sen kelebek ol da kepenek olma? Hırs kendini kör eden ateş.Kendi ateşin ile kendini yakmak!

Bırakmalı ikiliği de üçe,dörde varmalı...Bize varmalı, alem biz diye dönüyor.Rabbimiz "Biz"hitabı da kullanıyor kerim Kitabımızda,işte biz biz olunca,şükre varınca işte o biz,biz olunca Bire varan...
İkra Ela
#instagramyazılarım
#esmaileyaşamakdergi
#güzelkelimelergüzelisimlerinhecesidir

@ikraela
Yazının Devamı

Bir varmışız bir yokmuşuz




Bir varmışız bir yokmuşuz

Bir varmışız bir yokmuşuz

Evvel zaman içinde

Kalbur saman içinde

Pireler berberiken

Develer telaliken

Ben anamın babamın beşiğini tıngır mıngır sallariken...

Ne güzel değil mi bu masal! Bizim masalımız,mesel ola ola destan olan masalımız, masal işte, olanla olmayan,görünen ile görünmeyen arasında sürer gider...

Bu masal nokta fakat üç nokta...

@ikraela
Yazının Devamı

Eteklerimizde çerçöp var mı?


 Hani ben desem meşe ağacı yüksük erbabı,şu hangi hikmet için yaratılmış olduğunu bilmediğim dikenli bitkiye de yorgan iğnesi erbabı desem yalan konuşmuş olur muyum?

Değil mi ki bilim icaatlarında doğadan örnekler alıyor.Rabbimiz safha safha bize azmimiz ölçüsünde kavrayacağımız şekilde kainat kitabından örnekleri gözümüze gönlümüze açıyor.Ve bu örneklerin çiftlerini,zıtllarını yaratmış. Şimdi olduğu gibi kim neyin içinde ne kadar duruyor ne kadar ilgili ise ihtiyaca binaen bu açılım oluyor.Bu öncede aynıydı şimdide sonrada aynı olacak.Rabbimizin ilmi sonsuz,bize verilen akıl,kalp,göz, kulak,basiret,feraset,furkan,nur nimetleri ile hakikati hakkı ile bozmadan örnekleyeceğiz.Üzümün asmasına dokunmadan,üzümün kendisini yiyeceğiz,üzümden farklı gıdalar,ilaçlarda yapacağız.Fakat bu alan gibi tüm alanlarda dahil yaptığımızı bilinçleri kitleyen aklı baştan alan sarhoşluk malzemesi etmeyeceğiz.Afyon gibi ilaçken zehir olarak kullanmayacağız.Bu hal Rabbimizin bize verdiği nimeti kötüye kullanmaktır.Nimet sadece gıda değildir. Akıl, kalp,göz ve nurları, feraset,basiret,hikmet ve nurları da bu nimetler dairesindedir.

Fatiha sonunda ki "Bizi doğru yoluna ilet,o nimet verdiklerinin yoluna,azaba ve sapkînlığa ulaşanların yoluna."derken,işte tam o nimet verilenlerin yoluna ulaştığımızda nimetlerimizi çıkarlarımız için kullanmaya başlamış isek o nimet zehire,bombaya döner.

İyi bir niyet ile bağını kuran adamın şarapcılığa dönmesi gibidir.Kendi elleri ile azaba ve sapkınlığa sevk olmuştur.

Ah! Estağfurullah el Azim.

Ne kadar çoook örnek var ta ezzelden beri sanki kalbime şu an bir iğne battı. Ah!Biliriz Ebu Lehebin karısı hurma ipinden bir ip ile bağlı olarak cehenneme gidecek.O kendine verilmiş şairlik nimetini ziyan etti.O güçlü bağı cennet nakışı işleyip hakkı ile kullanacağına azap malzemesi etti. Kendi elleri ile nankörlerden oldu.Ziyan etti o erdemi...

Şimdi de var çook hakikate ulaşmış fakat sarhoşluk,uyku malzemesi edenler.

Uykuda,alkolde asıl şifadır hakikati yerinde hastaya doktor eşliğinde kullanılınca,fakat yerinden,tozundan şaşılınca nasıl felakete dönüyor.Fazla uyuyunca nasıl beyin uyuşuyor.
 
   


Atomun dahi bilgisi açıldı da onu şehvetleri yüzünden bomba ettiler.Bunu edenlerin malı,kazandıkları kendilerine fayda etmedi.Çünkü onlar alev babası ( leheb)olmuşlardı. Şimdide sonrada onların yolunda olanlar azaba ve sapkınlık yolunda olanlardır.Kendilerine verilen nimete nankör olanlardır.Empati kuralım üzüm ile biz üzüm edilmiş olsaydık hangi masalarda hangi haller ile hangi amaç için kullanılmak isterdik? Saf temiz ağızlarda olmaktan mı, temiz bilinçli ahlaklı ağızlarda mı yoksa çirkin ne yediğini bilmez şükürsüz ahlaksız, bencil,kibirli vs.ağızlarda mı? Vallahi insan sevemediklerinin ağzında laf olmaya dahi tahammül edemiyor.Kötüye kullanıldığını fark edince onun ile arayı açıyor. Değil mi Rabbimiz İslam nimetini bize bağışlamış.Biz onu dünyalık arzularımız için alet etmişsek ne kadar nimeti ziyan ettiğimizi düşünelim.Ve bunun hazin sonunu... Rabbimiz " Sonra andolsun ki, o gün her nimetten sorgulanacaksınız!"Tekassür suresi 8


Mal,çokluğun fayda vermeyeceği o günde pişman olmamak için eteklerimize bakalım belki çer çöp toplamışızdır ahretimize.Nimeti hakkı ile bozmadan,uyutmak ve uyuşturmak için değil şifa olsun diye Allah namına Allah ismi ile Allah'tan ümit ederek ve ecrini Allah'tan bekleyerek kullananlar kazanacak.Bu dünyada onları kazanmıyor sanıyorlar.Onların başına fırtınalar gelse üzümleri hep veriyor,Rabbden gönüllere inşirah olup süzülüyor.
Dün Ahzab suresini yarıya kadar okuyup çıkmıştım dışarıya tevafuk gittiğim yerde tefekkür ederken hiç aklıma gelmemişti dünkü yüksük iğne meselesinin beni en güzel öreneğe taşıracağını.
Birde dün hırkamın saçaklarına da çer çöp toplamışım farkında olmadan.Orada temizledim sandıydım.Sabah fark ettim eteğimde unuttuklarımı.Fotoğrafını çektim bizim için,unutmayalım diye.
Ahrete taşıyacaklarımız çer çöp olmasın diye...o vakit eteklerimizi unutmayalım. Nimetlerimizi temiz kullanalım ki ahrette çer çöp bulmayalım.Yaa Sebe kraliçesi kolayına Rabbini bilince,nimetlerden sorgulanacağını anlayınca eteklerini gerçek sandığı dünyadan toplayarak Süleyman sarayına girmedi!Kolayına girmedi.Ah!
Bu söz bana sürpriz oldu şimdi.Sebe'yi anlamak için Ahzab'tan başlamıştım.Ah bir iğne daha battı
↓↓↓


İkra Ela
#instagramyazılarım
#kainatındilinden
Yazının Devamı

Söke söke nakşederiz biz



Sabah paylaşmak için sabredemedim.

Annemin elime iğne batmasın diye verdiği yüksüklere benzeyen meşe palamutunun takkelerini görünce kalbim bi heyecanlandı ki sormayın. Belli ki geçen senenin dervişleri takkelerini yeni geleceklere devredip gitmişler.

Ah ah nerede nakışlarınız derken iğneleri de görmem mi!

O 6 şubatta nakışını da işlememiş mi?

Her halde ev iyi ısıtılmış kış ortası, eline verilmiş kasnak,yüksük,iğne,ala ipekten mi kadifeden mi iplik,kumaş sütlükahve rengi..yeni başlamış,model şahane, en güzel kısayı mı okumuş ne Yusuf yüzlü güzel işlemiş.

On üçünde annem ilk etaminden kumaşı,binbir renk ipi yaz tatilinde seccade işleyeyim diye verdi.Örnek muhteşemdi,sanki bu yorgan iğnesi gibi dikenin çiçekleri gibiydi.

Birde annemin"Şimdi ki nesil kılmaz ama,olsun sandığında!"demişti.

Biraz içerlemiştim.Namazgahım tıpkı o takkeler gibi hakkı ile yaptı görevini.

Sonra ne yarım kalmış nakışları bitirdim.Örnek ala ala,en güzel örnekler araya araya...sonra kendi örneklerimi akletmeye,nakşetmeye başladım.

Evet evet örnek alırız biz o en güzel örneği kerim kitabımız Kur'an'ın sesinden,özünden duyarız.O örneğin en güzelini verir.Onun yolunu,onun tekammülünü kısaların en güzeli ile bize anlatır.Tabi ki ilk başta bocalarız,olduğu gibi nakşedemeyiz yüreğimize, ne düğümleri sağlam bağlayabiliriz ne de doğru istikamette işleyebiliriz.

Yamuk da gideriz.Sıkılırız,yüksükten usanırız elimize iğneler batar.Usanır yarım bırakırız sonra özleriz yine başına gideriz.

Fakat ısrar samimiyet ile işleye işleye kaç bez eskitiriz.Gün gelir döner bakar hatalarımızı fark ederiz.Ve yeniden başlarız,en güzel olsun diye,güzel güzel bulunsun diye... *

*

*

"Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.

(Ahzab suresi 21)
İkra Ela
#instagramyazılarım
#kainatındilinden

Yazının Devamı

Feriktir o kabuğunu kırma





Büyümeye yazılmış yüreği pır pır ürkek heycanlı kuş kanatlarında...

Feriktir o kabuğunu kırma,en çook sev,sev ki sevmeyi bilsin, çıkarsız,özverili,özden sevgiyi, dünyanın darlığına erince kanatlana bilsin.Duhaya açılsın gözleri,göğüne kavuşsun yüreği. En çok sevmeyi bilsin,sevgi ile görmeyi..

@ikraela ( Yeğenime bu güzel an için teşekkürler. Evladını cennet çiçeğim diye sevsin yüreği.Evladı annesini cennet nimetim bilsin.Selam olsun yurtları baki... Selam Ondan Hû...)

@ikraela
Yazının Devamı

Dağılmadan kim toplanmış

"Hanımlar uyanıyor."diyorlar.

O Meryem sancısından azcık nasibi olan yani Zekeriyaca Meryemin derdi ile dertlenen işte o uyanışı bilir,anlar.Meryem derdi ile dertlenmeyen ise kendi mabetinin içinde heva ve hevesinin arasında pişman olacaklarından başka bi'şey yaşamaz. Hacer İsmail'i ile Allah'ın iki işareti olan Safa ve Merve arasında say ede ede gide gele zemzeme kavuşturulur.Kadim iştir bu evvelden beri...Asiye olur Musa'ya sahiplenir,Musa'nın adı sanı bilinmeyen annesi olur da Musa emzirir,ablası olur gözetir.Hanne olur tefekkür deminden iffet timsali Meryem'e gebe olur.

Hani birde evvelden beri Züleyha vardır bilinçleri kitleyen,dünyada hevesi için kendini helak eden,yaptığı hatada ısrar eden,hatasını bile bile onu kendine süslü gösterip haklı sebep eden,ankebutlar da var hani eşini yiyen bitiren...Rabbimiz Haceri annelerin sayısını çoğaltsın,çünkü İsmailler susuz.Anne say ederse bu iki yokuş arasında insanlığın susuzluğuna zemzem bulunur.. .

Anne ruhen ve bedenen uykudaysa o ev ne kadar parlar ve düzgün kalır?Dünyaya küsmüş olsak neye yarar,dirilmek gerek en başta Rabbimizin bize verdiği görmeler,duymalar,sevebilecek bir kalp,düşünebilen bir akıl verdiği için! Ümmet insanlığın annesidir,anne uyursa çocuklar telef olur.Ey ümmetin anneleri dirilelim ve silelim çaktırmadan uykulu insanlığın gözlerinde ki şapağı...

" Ki sizin sa'yiniz dağınıktır"(Leyl suresi 4.ayet meali)

Tıpkı ben!Toplayamadım bi'türlü kendimi...

İçimde bir tırtıl kanatlanmak derdinde,bir kuş uçmaya hazırlanıyor,bir de deli bir at var ehlileşmemiş,bir kuzum var hergün süt istiyor.Bir kedim var yavru oyun oynamasam küsüyor...

Rabbim nasip ederse olacaklar inşâ'Allah, adam gibi olup,çiçek çiçek açılacaklar.Bir çabamı düzenlesem...

İşte insan dağıtmadan toplanamıyor,İslam alemi de öyle ne zaman derlenir toplanırsak ya Hak coşsun Burak atları...

Hatada ısrar etmesek zorla değil kendi ayaklarımız ile kavuşuruz Süleyman sarayına, orada buluruz Yusuf'umuzu...

İnsan bu hale evinde ki işi için dahi gönüllü Rahman Rahim ismi ile kalkınca şahit oluyor.Ankebut evi çabucak yıkılıyor.Dağınıklık toplanıyor.Tertemiz oluyor.Ev ayna gibi parlıyor.Kalp parlıyor, nefs yeni temiz elbise giyiyor...
İkra Ela
#instagramyazılarım
@ikraela
Yazının Devamı

Fikri'm Zikri'im Şükrü'm


Gecede bizim mi desem benim mi desem neyse bizim diyeyim bizim fikri bi uyandım halen fikrediyordu.

"Musa(a.s )musa hakikat avcısı,sarayda da dışarda da o firavun sarayında da olsa hakikat ile beslenir."

İyi ki zikri var,yoksa bu fikrinin susacağı yok...Bu nasıl bi'hal ki dedim.Bu beden uykusundayken nazlı nazlı beyin uyanıklığı mı? Yoksa uyku ve uyanıklık arası bir berzah mı ya da ölüm ve dirilik remzi mi?Yada tohumun içinde filizlenmek için bekleyen can gibi bi hal mi? Ya da bir ağacın bahar uyanıklığı gibi dallarına su yürümesi ile içinde ki süt kokusunun dirilme sevdası mı?

Fikri fikrederken göz kapaklarım tutkal gibi uykudan gözelerimi hiç açmaya niyeti yokken bizim şükrünün kalbine ayet düşüyor.

" Yanları yataklardan aralaşır korku ve ümid içinde rablarına duâ ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan onlar hayra masraf yaparlar"

Evet namaz uykudan hayırlıdır,sabah namazı şahitlidir.Hah şimdi oldu nefsim yutmadan beni bin pişmanığa sarmadan fikriyi,zikriyi,şükrüyü toplayıp uyandım. Hamd vakti,A'lâ, Ehad,Samed olan Rahman Rahîm'i bir olarak anma vakti,kendini topralayıp dünkü güneşle avunma değil yeni sıcacık umutlar toplama vakti.

Yataklarından ayrılmak,rahatlığını terk etmek,biz olarak toplanmak cem olmak hali de olsa gerek,içimizde ve dışımızda. ..

Bu yazıyı şu muhteşem cennet kuşu demişler onla yayınlayayım dedim.Bizim fikri de,zikri de,şükrü de onay verdi.

Fikriyi,zikriyi,şükrüyü uyandıran alemlerin Rabbine sonsuz hamd olsun.Ya Vedûd ey,unutur,yanılırsak bizi affet. Estağfirullah el Azim.

Yanılıyoruz diye bizi terk etmeyen ey!

@ikraela
Yazının Devamı