Cumartesi, Ekim 05, 2019 0 yorum By: Oku Arz

Orman Kalpli Şehir kitabı









'orman kalpli şehir' isimli çocuk masalı hakkında yorumum.

Bana bizim şu yeşilçam filmlerindeki zengin fabrika sahiplerinin ya da mevki sahibi mütahitlerin fakir, garip, iyi halka yaptıkları zulümleri hatırlattı. Kitapta ormanı istila etmeye çalışan aç gözlü çıkarcı belediye başkanına yaptığı kötülükleri hatırlatmak ve onu bundan vazgeçirmek çabası var. "Aslında yapılan bir zulmü kişi en çok kendine yapar, yaptığı her kötülük ona sıkıntı olarak geri döner, vicdanı susmaz, zaman ile yaptıkları ona karabasan olur." demek istiyor. Ayrıca orman gibi insanların hayatını da çıkarları için sömürenler tüm mahlukata zulüm ediyor, işkence ediyor, hiç biri kendi fıtratında kalamıyor... Bunu anlatırken büyü meteforu kullanılmış. Çünkü torbadan, yani yapılan yanlış bir işin içinden kız çocuklarının ağlaması, gençlerin hiddeti, ihtiyarların çaresizliği çıkıyor. Hatta bir dahaki sihirde tavşanın hayatını kurtarmak için çabası gösteriliyor. Kerim kitabımız Kur'an " zulüm iyice yayılırsa, bunun ta masumlara kadar dayanacağını" bildirir. Bunun gibi bu masal kitabı da zulmü meteforlar ile anlatmaya çalışmış. Bu bir hakikattir ve hakikat ölmez, insanların yaptıklarının sonuçları vardır. Yani belediye başkanına "Bak sen bunları yapıyorsun fakat bu yaptıkların bu kadar zulme neden olacak" diyor. "Bu işin sonunda torbadan bunlar çıkacak ve sen vicdan azabından kurtulamayacaksın." diyor. Kitabı bu açıdan değerlendirir ve gösterdiği meteforun ana fikrini açıklarsak çocuk rüya, karabasan, büyü gibi kavramları daha hakikati ile kavrayabilir.
@ikraela


Yazının Devamı
Pazartesi, Haziran 10, 2019 0 yorum By: Oku Arz

Sahte değil gerçek



Gülmek Rabbimizden sermaye, öyleki bir tebessüm sadaka hükmünde ve üstelik verdikçe çoğalan birşey... Zoraki ve yapmacık gülümsemeler; bakırın altın suyuna batırılıp sunulması gibi, gösterişli olabilir, ama o kadar sahtedirki itici olur. Sahteyi gerçekten ayıramayan toylar yanılabilir, fakat işin sarrafı olan yanılmaz, hakiki olanı özünden anlar.

 Gül fidanımda açan bu bir tanecik gül soluşu ile de beni şaşırttı. Bir tane yaprak dökmeden, böyle katmerlenerek ve renk değişimi ile soldu. Bu hali ile dahi sahte değil, gerçek. Sanki sevdiğini yolcular gibi, gözden kaybolana kadar göz göze capcanlı tebessüm gibi, uzaklaştıkça katmerlenen, siluetin bir sis altında kalması gibi, fakat gerçek, gitse de kalpte kalan o capcanlı tebessüm gözleri ışıl ışıl eden. Rabbimiz sahih olan tebessümler nasip etsin, sermaye elimizdeyken onu salih yolda tüketmeyi nasip etsin inşaallah. Dünya hep bir vedanın bahçesi, güle güle gitmek nasip olsun. Gittiğimiz yere gül olmak, gittiğimiz yerde gül bulmak nasibimiz olsun inşaallah. "Elhamdülillahi rabbil alemin." Ya Kerim Hû. @ikraela
 #Gül #Veda
Yazının Devamı

Kadr Gecesi







Bin aydan hayırlı gece
Bin aydan hayırlı hece
 O gece ki bin aydan hayırlı gece
Bir asr yaşasan içinde bir tane o bin aydan hayırlı gecen olsa o selamettir ta fecre kadar... O gece muhabbete erdiğin gece olmalı Muhabbeti bulduğun gece Öylesine konuştuğun değil muhabbetle buluştuğun gece... O muhabbetki onda ölçsüzlük yok, incitme yok, letafet var, nizam var, anlamak ve anlaşılmak var.. O öyle muhabbetki onda kalp var, kalpten duymak var. O öyle muhabbetki özlemek var vuslattan sonra firak olmasın diye titremek var. Muhabbet uçup gitmesin diye bir telaş var...

Ah İbrahim (a.s)in düştüğü ateşin serin olması gibi... O har gül olur muhabbetle... Ah Musa(a.s)ın Tuva' da Rabbi ile konuşması gibi, dünyanın darlığından kurtulduğun yerdesin o muhabbete erdiğin gece... Cemal'i görmek istersin de dayanamazsın, yığılır kalır yüreğin! Dağ parçalandı bak o tecelli ile... İbrahim(a.s) ın çağırdığı kuşların haberi geldi mi sana? Ölünün nasıl diriltildiğine dair? Bak! Muhabbetle bin kanat açılan kalbine... Kadre kavuşturan, anlamsızlıktan kurtaran o muhabbete... Duydun mu Hz. Meryem'in rızkı için "Bu Rabbimden" diyişini... Adanmış Meryem, itikaf gibi çekildi, çekildi uza çekildi, akrabaları ile arasına perde çekti, o mübarek ruha erdi, ah o ruh ki Muhammed (s.a.v) müjdesi. Ölüyü dirilten, körü görür eden hikmetin tecellisi... Hû illa Hû Bakî Hû Kadir gecesinden kalbe yağan damlalar... (Dün gecenin meyvesi) Muhabbete erip güle kavuşmak nasibimiz olsun inşaallah. Muhammed'e (s.a.v) tabii olunca o muhabbet bulunurmuş! Allah'ım bizi affet ! Mağfiret et ! Estağfirullah el Azim.
@ikraela
 #aliimran31 #muhabbet #Kadirgecesi (#Fotoğraflar daki #esmadergi yayını #senaidemirci yazısı.)
Yazının Devamı

İçimizdeki Kuşlar


Ve işte açılır açılmakta olan, içinde binbir ses cevalan eder. Uyandırıldın Ve içindeki o sesleri duymaktasın Telaşlı olanı, gün doğdu, hadi iş başına diyeni, neşe ile kuşlar gibi cıvıldayanı... Belki bugün yeni yumurtasından çıkan kanatlarını kurutan yavru bir kuş vardır. Birkaç güne kadar neşe ile uçacağından habersiz, ağzını açmış annesinin getireceği gıdayı bekler. İçimizde kuşlar vardır aç bizden gıda bekler, hatta ondan evvel yumurtalardı, şefkatle sarınca can oldular, kıpır, kıpır, ele avuca sığmaz şekilde. O seni bekler, senin gayretini "Boş kaldığın vakit kalk ve yorul !" ayetinin capcanlı hal olmasını ister. Sen gıdası içinde çaba göstereceksin, uçup bir göğü, hürriyeti ve kemali olsun istersen... Yok başladığın bir işin kemalini, cemalini görmek istemiyorsan bırak, daha o tüylenmeden bir iki cılız sesten sonra kaybolur gider. Rabbimiz öyle muhteşem yaratmışki her an da bir cevelan her an bir ibret ya Hû... Kalp mağfiret diliyor Rabbinden.... Hayy... Hû Hayy Hû illa Hû Bakî Hû.
@ikraela
 #Ramazan #sabah
Yazının Devamı
Cuma, Mayıs 24, 2019 0 yorum By: Oku Arz

Kainatın dilinden Sarmaşık



Sarmaşığım çiçeklerini vermeye başladı. Öyle sarıldı, öyle sarıldı ki içten sevgiyi ruhundan duydu, güveni duydu, emniyeti duydu, o muhteşem renkler cilvelendi gönül cerrahından... "Sarmaşığım !" dedim bir çok şeye sahiplenmem gibi! Şimdi " sarmaşığım" diyince o benim mi oldu! Tohumundan nasiptardım, saksını kurdum onu attım, suladım, arada bir kontrol ediyorum, susuz mu, bir derdi var mı diye? O kadar, sadece emek ve kendi sınırlı dünyam içinde baktığım bir can. O yüreğindekini yazıyor.

 Ona 'sarılmayı' mı anlatıyor desek, yoksa ' güvenli bağlanmayı' mı? Güven bulan güvendiğine sarılır değil mi? Ha ki bir denizin içine düşsek yüzme bilmeden yılan olsa sarılabilir insan ama değil mi? Atalarımız demiş, denize düşen yılana sarılır. Kaza ile çok zorluk anında, boğulma hissi ile beşer kurtulmak ümidi ile ilk anda bulduğunun ne olduğunu bilmeden sarılabilir. Bunu bilen fırsatçılar vardır hayatın içinde güvenli bir şeymiş gibi öylece beklerler avları, onların boğulması onların beslenmesidir. O nedenle beşerlerin dikkatsizliği, bilgisizliği, tecrübesizliği onların işine gelir. Sular yükselmiş, bataklık olmuş hiç umurlarında değildir, her biri kurtarıcı gibi bekler fakat o avcıdır.

Ramazan ayı denize düşen, boğulmak üzere olan, can havli ile bir dala tutunmak isteyene inşirahtır, nefestir,asadır her salih müminin eliyle... Öyleki kardeş olurlar, sarılır ve insanlık bulurlar, çiçek çiçek açarlar... Bir fitreden ne olur ki denebilir, çok şey olur, o gün onu bir darlıktan kurtaran asa olur hem fitre vereni kurtarır hem de alanı... Bir zekat ile ne olur denir belki, o bir aileyi bunalımdan kurtarır hem vereni hem alana inşirah olur. Birbirimiz ile imtihandayız can ile baş ile kan ile verenler ne güzel...
Bu işin para zenginliği ile de alakası zekat verebilecek olanlar için fakat diğer zenginlikler paha biçilmez onlar can ile baş ile çalışmaktır. Bak o vakit yurdunda yılanların eline düşen kalır mı? Yılanlar birbirine el-emin olmayan yerlere gider. Bir yurt el-emin olmuşsa oraya güzel ahlak nuru inmiştir. Muhammed(s.a.v) nuru, övülen ahlak nuru, ona tabi olan güvenli bağa kavuşur. Muhabbete kavuşur. Ey sarmaşık neler söyledin sen? Ya Hak ya Kerim Hû!
@ikraela
 #fitre



Haydi Musa(a.s) ın durduğu yerdesin. Haydi o tuttuğunu at! O tutunduğunu! Bak, bak, dön ve bak, o attığın batılı yutuyor mu? Kini, nefreti, riyayı... Gözboyacıların yaptığını sildimi? Değil mi, hak olan kaldı! Rabinin hakikati baki... Hak ortaya çıkınca batıl kaybolur. Tıpkı dünyadaki tüm lambaların, güneşin doğuşu ile hükmünün kalmaması gibi... Tuttun orucu, asa oldu, tutundun Allah ipine, nefsin mütmain oldu, levvamenin yakıcılığından da kurtuldu, hadi ahde devam yarı yolda kalmak yok, Musa(a.s) ın yolundasın, rıza makamı için koş, aldanış içinde olan kavminden önce seni O'na kavuşturan rıza araman değil mi? Ah ! Koşuyor, koşuyor önde gidenler, Allah'ın rızasını isteyerek koşuyor can ile baş ile, ne güzel, ne güzel... "Elhamdülillahi rabbil alemin. "
@ikraela

#Ramazan #Oruç #Asa #sarmaşık






Sarmaşığımın çiçeği bitene kadar hergün fotoğrafını çekip yayınlasam usanır mısınız? Öyle muhteşemler ki hiç bir çiçeğini kaçırmak istemiyorum. Saksıya birkaç tohum ve ayrıca domates tohumu da atınca cümbüş oldular, öyle renk renk halden hale giriyorlar. Her birinin hali kalbe neşe-i muhabbet üflüyor. İnsan, evladının da hiç bir halini gözden kaçırmak istemiyor, bu çekim zamanında... Fotoğraf makinası icaat olmadan evvel bu çekimleri ressamlar yaparmış. Her bir tabloda insanlar kendini bulurmuş. Öyle işte siz de hergün aynı hayran olduğunuz şeyi paylaşsanız biz usanır mıyız? Eh usanırız, siz de usanırsınız. O vakit sürekli sabit kalmayan, yenilenen, tekamül eden hayat ile Rabbimiz bize rahmet ediyor.
Gece üzerimize baki değil, gündüz de, ne kış ne bahar, ne de yaz, her an bir oluş ile... "Elhamdülillahi rabbil alemin." Sabah ay ile göz göze geldim, o beni çekti ben de onu... Dedim ki "Ey halden hale dönen, sen de bizim halimizi görensin, bizim halimizden bir çekim verir misin?" (Gündüze kavuşmuş olarak dünyanın parlak yüzü de ay gibi görünmez mi aydan, o vakit halleri nasıldır acaba, merak ettim! )
@ikraela

 #fotoğraf #kendiçekimlerim #sarmaşık





Bir masal kursam, ışıklı bir diyara çıkan bir kapı bulsam, ardına kadar açık...
 Ben bana kalmış olsam çoktan helak olur giderdim. Çok şükür ki beni bana bırakmayan var. Ben bana kalsam ben beni bulamadan kayıp olur giderdim.
 Ben bana kalsam siretleri görmez suretler ile oyalanır geçer giderdim.
Ben bana kalsam... Bulur muydum bendeki beni Ben bana kalırsam tutamam beni Ben bana kaldığımda bir ben ile baş edemem. Ben bana kalsam yorulmaktan yorgun düşer benim....

 Her bir çiçeğin içi nurlu bir dünyaya açılan kapı gibi, bu dünyaya gelmişte mi nurlu, yoksa batında daha büyük nuru mu var? Sanki içeriye bir adım atsan umulmadık bir dünyaya kavuşacak mısın gibi... "Elhamdülillahi rabbil alemin." Hiç hatırlanır dahi birşey değilken, bizi hatırı sayılır eden, oNur veren Rabbimize binlerce şükürler olsun.
 @ikraela
 #sarmaşık #gecesefası #fotğraflar #kendiçekimlerim
Yazının Devamı

Nur





Bir şehire bir ışık doğar
O şehir gülümser
Tüm renklerine
Cıvıltılarına kavuşur...
Uykulu hali gider, canlanır, batın olan ne varsa aşikar olur, hikmeti okumak için imkan doğar,salih ameller için kalpler yürür, kanatlar açılır...

 Bir şehre bir ışık düşünce şerh olur, inşirah olur, beli büken yükler kalkar,yükselir zikir, zorluktan sonra kolaylığa kavuşulur... "Boş kaldığın vakit kalk ve yorul"ayeti damarlarda yürür," kalbin vechi her vakit Rabbe yönelir, Rabbi bulur, inşirah suresi okunur her zerreden her zerreye...
Bir şehre bir ışık düşmeye görsün! Kur'an 'a göz kapayan kendine gece eder. Kur' an'a perde çekenin karanlığı kendine, kim yöneliyor ve hakikati görmek istiyorsa ona aydınlık, ışık var. Ay gibi taş olsa parlayan nura dönüyor.
Kim onu arıyor, kim sıcaklığını iliklerinde his ediyor, o yeşil libas giyiyor... Ömründe bir ay yüzünü ona çevirse buzları eriyor, hayatı canlanıyor, kim ömrünce ondan kopmuyor, o en güzel renklere kavuşuyor, cennet elbisesi dokunuyor, ipekten elbise dokunuyor, kelebeği ziyan etmeyen kumaş.... Hû illa Hû Bakî Hû. @ikraela
#Kuran #Güneş #Nur #inşirahsuresi
Yazının Devamı

Rahmet Aşikar


Yeni bir sabaha yağmur ile başlatan Rabbimizin keremine binlerce şükür olsun. D/okunuyor, d/okunan her bir damla ile d/okuyor d/okunacak olan, her bir d/oku da ayrı bir cevelan, ayrı bir huzme ayrı bir şule fakat kopuk değil, birbirine öyle uyumlu ki ya Hayy ya Halîk ya Bâri ya Musavvir dedirtiyor.

Esma-i Hüsna 'nın her bir isminden tecelli binbir nakış ile tecelli buluyor. İnsan değil dış dünyasına, iç dünyasına dahi baksa bu muhteşem tecelliyi okur.

Ne zaman bir iç dünyam olduğunun farkına vardım bilmiyorum. Tıpkı iç organlarımın olduğunu ne zaman öğrendiğimi bilmediğim gibi! Fakat öğrenince bir plastik bebek olmadığımı, içimde fakülteler açılmasına neden olan ayrı ayrı dokuda dokunmuş ayrı işlevleri olan organlarım ile varlık sahasında olduğumu öğrenince bin hayrete düşmüştüm. Biyoloji dersini ondan çok sevmiştim. Beni bana anlatan bilgiler içeriyordu. Bir et parçası değilmişim. İçimde ki her bir et parçasının bir görevi varmış. İşte burada insanın çocuk kalbine dahi o soru geliyor.

"Nereden biliyor o et parçaları analiz etmeyi, süzmeyi, iyiyi kötüyü ayırt etmeyi, savaşmayı, güçlenmeyi, ölçmeyi tartmayı ? Her biri bir bütünün içinde farklı doku ile fakat o bütüne de uyumlu olmayı nasıl başarmış?"

Evet dini, din bilgisi dersi olarak anlatıyorlardı. Fakat bilmiyorlardı ki din hayatın içinde. Fen derslerinde öğretmen konuyu okurken, ben hayretle o soruları soruyor, Rabbimizin varlığına şahadet ediyordum. Farkında olmasamda. İçimden, bir iç dünyam olduğunu bilmeden... Öğretmenimiz okuyordu, bilmiyordu ki dokuyordu. Dokuduğu sadece fen bilgisi değildi ama o bunu bilmiyordu. Belki de bilendi fakat yasaklıydı, din bilgisi dersi dışındaki derslerde"Allah" demeyi... Yasaklayanlar bilmiyordu, Allah'ın kalpleri evirip çevirdiğini...
"Elhamdülillahi rabbil alemin "
@ikraela #gemilerkoyu #fethiye #yağmur (yarım asırlık ömre merdiven dayamış olarak bayağı eskiyim fakat yeni gelen su damlaları da o ruhu biliyor, bilerek gönderiliyor. O nedenle rahmet aşikar ve Allah'ın nuru söndürülemez. Ağızları ile söndürmek için var gücü ile çalışanlar olsada)
Yazının Devamı