Cumartesi, Şubat 23, 2019 0 yorum By: İkra Ela

Kur'an Tefekkürlerim Güneş ve Işığı






"And olsun, güneşe ve onun aydınlığına," (Şems suresi 1.ayet meali)




Rabbimiz Şems suresinde muhteşem düzenden bahsediyor. Hiçbirşeyin tesadüf eseri biryere bağlanmadığına işaret ediyor. Sadece güneşe işaret etmiyor,aydınlığından da söz ediyor. Bu söz ki yine tesadüf değil,öylesine değil! Tefekkür etsek,güneşten kopuk uzay içinde için için yanan bir taştan daha ileri gidebilir miydi dünya? Muazzam muazzam bir sistem var,bu sistem biz var olalım diye var.Biz insan olalım diye var! Nefsimizi kötülüklerden koruyup kurtuluşa erelim diye var! Şems suresi 7.8.9. ayetler bu surenin içinde öylesine yerleştirilmiş değil değil mi? Estağfirullah el Azîm Elhamdülillahi rabbil alemin.
@ikraela
Yazının Devamı

Şiirlerim


Ne vazgeçtin canından
Canan değil mi
Gül bülbüle hasretse
Bülbül güle çare değil mi
Ey can vazgeçme
Canından bu can cananına od değil mi @ikraela
#fotoğraf #fethiye
Yazının Devamı

Kur'an Tefekkürlerim Vakıa


"Fesebbih bismirabbikel Azîm." "Haydi Rabbini Azîm ismi ile tesbih et!" Vakıa süresinde iki defa zikredilir bu ayet. Ayrıca sure zenginlik suresi diye bilinir. Evet öyledir,Rabbimiz #Vakıa suresinde öyle çok hatırlatır ki bize ilk oluşumumuz ve yeniden dirilişimizin Onun rahmeti ile olduğunu...

Ve şahit yağan saf,duru içimi kolay tatlı yağmur vakıa süresinde ki ayetlere,ve şahit hiç yokken oluşumumuz,ve şahit ağaçlar ve şahit yıldızlar,ve şahit ölüm ve o ölüme şahit olan da şahit geri dönemediğine,ona can veremediğine...
Ve şahit insan burada da o son saatin vakıası olmadan da,iyiler var sessizce halince gider. İyinin de iyisi var onlar önde giderler istisnalar kaydeyi bozmaz genelde insanlar sağ kolu ile çalışır.Sağ kol gibi sol kol daha kalkmadan sağ kol atılır onun gibi önde gitmek,Azîm esmasından tecelli ile...

Sağ kol gibi atik,atılgan insanlar vardır.Bu atılganlığı iyilik,takva için ise iki dünya saadetidir. Sure bu nedenle zenginlik suresidir. Bu nedenle "Fesebbih bismirabbikel Azîm." "Haydi Rabbini Azîm ismi ile tesbih et!" iki defa tekrar edilir. İstersek bu ayet hayatımızda nasıl yaşıyor biliriz,biliyoruz da aslında. Mesela bir işe başlamak istiyoruz fakat gevşeğiz,ne diyoruz kendimize "Haydi bir gayret,ya Bismillah,..." gibi sözler sarf ediyoruz. Kendi içimizdeki sağ yanımıza Bismillah ile uyarı veriyoruz.O vakit sol yanımızda kalkmak ve işlemek zorunda kalıyor. Fakat gevşek yanımız yok ise o vakit sıdk ile ya Azîm isminden tecelli doğuyor kalbimize yapacağımız işe aşk ile sarılıyoruz,bu önde gidenlere remzdir. Örnekler öyle çoktur ki,hayırlı işlerde önder olanlara,önde olanlara,atik ve atılgan olanlara selam olsun. Onların işinin başı hayır sonu da hayır olur,tıpkı kitabı sağ elinden verilenler ve önde gidenlerin hali gibi cenneti bulur,cennet olur. Azîm ile işlerinden kopmayanların işlerine,eserlerine bakalım yeter.Bu dünyada eserini tamamlayamamış olanlarda olabilir,ciddi bir niyet ile temizlik yapan bir annenin temizlik işi bitmeden vefat etmesi gibi,o başlamıştır Rabbinin Azîm ismi ile... Gevşek hal ile uyuşup kalan işini hep sonraya atanların hali de ortada işte,bunu ister dünyalık ister iki dünyalık düşünelim sonuç hüsran..



Arzda ve semada hiçbir şey yoktur ki Onun Azîm ismi ile hareket etmesin,Azîm isminden tutunmasın,Azîm isminden tecelli olmasın... Can düşecek olsa düşmemek için Azîm esmasından tutunur,can düşse yine Azîm esması ile kalkar. Çekirdek Azîm esması ile dalını,filizini gülünü bulur. Su tatlı latif naif celal cemal telaşını hep Azîm esması ile bulur.Azîm esması ile önde gider aziz olur, telaşı da sukuneti de himmettir,sadakattir,secdedir,şehadettir...

Fesebbih bismirabbikel Azîm." "Haydi Rabbini Azîm ismi ile tesbih et!"(vakıa suresi 96.ayet meali)
 Bu Allah'ın Azim ismi ile hareket etmektir.Allah'ın bize verdiği bir lütuftur. Ruhta bir çekirdektir.Onu isteyende filizlendirilir. Estağfirullah el Azîm Elhamdülillahi rabbil alemin.
 @ikraela
 #vakıasuresi #esma #esmaihusna #El-Azîm

Yazının Devamı

"İçinde Kur’an’dan bir şey olmayan kişi harap eve benzer.”(Hadis-i şerif) 



"İçinde Kur’an’dan bir şey olmayan kişi harap eve benzer.”(Hadis-i şerif)
 Fethiye cennetten numune bir yer. Harabe bir ev dahi o cennetin içinde bozuk durmuyor. Fakat mahallelerde gezerken, özellikle eski yerlerden geçerken içim burkuluyor. Öyle ha yıkıldı, ha yıkılacak, pencereleri dar, pislik içindeki evler ruhumu acıtıyor. Hali ile içinde yaşayanlar var. Bu evlerin yeri de bir o kadar pahalı... Zengin bir arazide, cennet gibi bölgede ol da, böyle bir harabede hayatını sürdür. Çok acı... Evet, kimi sahipleri/konukları artık ihtiyar olmuş anılarından vazgeçmiyor, kimi korkuyor alıştığı evden başka bir eve taşınmaya, kimi açgözlü mütahitlerin kendini kandırmasından korkuyor vs... Bir şekilde orada yaşamayı sürdürüyor. Asıl meselem iki gün evvel tefekkür amaçlı yürüyüşe çıkınca;Fethiye'nin en eski mahallesiydi herhalde oraya yolum çıktı ,harabe evlerin çokluğundan içim daraldı. İçlerinde tamir edilen de vardı fakat yine de bozuk duruyordu. Yıkılıp yeni yapılanlar ise onca karanlığın içinde parlak bir yıldız gibiydi. Peygamberimizin (s.a.v) hadisi kalbime düştü. 

"İçinde Kur’an’dan bir şey olmayan kişi harap eve benzer.” 
Baktım kendime, harabe gibi miyim? Ruhum aydınlık mı? O aydınlığın cemali ile hangi bozukluğu düzeltiyorum? Kur'an içimde parlıyorsa, neden halen yıkılıyorum?

 Bak şu evlere ürkütüyor, yaklaştırmıyor kendine. Ben de öyle ürkütücü müyüm? İsli, pisli miyim? Ha çöktü ha çökecek gibi miyim? Harabe evlerin yüzünde hissettiğim ne varsa sora sora döndüm evime... Şöyle parlak, bahçesi cennetten numune evlere de baka baka... "Ah Özden Ah ! Eğer bu harabeler gibiysen, yık o evini ve seni yenileyecek, temizleyecek, parlatacak o eve kavuş! Eğer o harabeler gibiysen okuduğun Kur'an seni inşa etmemiş. 
Kur'an inşa eder ama, peki neden insan inşa olmaz? 





Çünkü bol malzeme vardır ama, eski olanı atmamaktan harabe bir türlü parlamaz. Harabeye ne kadar yeni birşey eklesen o yine de bozuktur, temel yoktur, ha çöktü ha çökecek durur. Sen bir gün kapı kolu ile uğraş, bir gün çatıyla... Bozuk işte bir yeri yaparken bir yer yıkılır!" Kaç gündür etkisindeyim. 

Kur'an'ı hayatımız etmiyorsak öyle isli pisli ürkütücü dolanır dururuz. Bizi parlatıp temizleyecek, cennet evimizi inşa edecek Nur kitabımız elimizin altında sonsuz zenginliğimiz. Toprağımız gibi, Rabbimizden bize lütuf, ikram, gönüllere şifa hidayet rehberi, biz O'nun ile parlamıyorsak hiç birşey bizi parlatmaz . Gelir, geçer, söner kaybolur. 

"Ey Ehli kitab, şimdi size Resulümüz geldi, kitabınızın gizlemekte olduğunuz bir çok yerlerini sizlere beyan ediyor, bir çoğundan da geçiyor, işte size Allahdan bir nur, bir parlak kitab geldi" "Allah bununla rıdvanı ardınca gideni selâmet yollarına doğrultacak ve iznile onları zulmetlerden nura çıkarıb doğru bir yola koyacak" (Mâide/15.16.) 

🌷 🌷 Hayatım ile şahidim ki Kur'an gönlümüze, hayatımıza Nur'dur. Şifa çiçeklerini açtırır, karanlıktan aydınlığa kavuşturarak daralmış, zulmette olan ruhumuzu masmavi bir genişleyen göğe kavuşturur. Her ayeti ile, her zaman, biz o yörüngeden kopmadıkça aydınlanırız, siyahı beyazdan ayırır gecemiz de nur kazanır. Hilali bulur, peygamberimiz(s.a.v) in güzel ahlakından nasiptar oluruz. Onun gibi kişisel gelişim kitabı olamaz. O hem bu dünyamızı aydınlatır hem de ahrettimizi. Kişisel gelişimcilere gidenler, sözü dinler ve uygularsa aydınlığa kavuşur. Kişisel gelişimci hakikatlerden besleniyor olabilir, fakat Kur'an ile o hakikatleri okumuyorsa bilgisi eksik olup bencilliği sürükleyebilir. O tür yardımlar da alanlar bilmeli ki Kur'an kendi içlerinde parlamalı ki, herbir yanlışı iyi görebilecek göz kazandırsın. Ey Rabbimiz Kur'an 'ı bize baki nur et, onun ile bizi inşa et. Onu muttakilere hidayet rehberi eden Sensin, bizi onun ile hidayete kavuştur. 





🌷🌷🌷
 "İçinde Kur’an’dan bir şey olmayan kişi harap eve benzer.”(Hadis-i şerif)
 Bu mübarek hadisin ışığı ile yürümeye devam edeceğim. bakalım, neler görebileceğim?

Öncelikle harabe evi kendimiz ile yorumladım. Bunu birde bina olarak bakarsak bu ayetin ışığı ile evimiz nasıl olur? O ev nurlu olur değil mi? İnsanın kalbine korku salmaz, huzur olur, şiddet olmaz, sevgi olur, nefret olmaz, merhamet olur öfke olmaz. Ev dağılınca toplanır, orada yardımlaşma olur, kimse kimsenin üzerine yük atıp yan gelip yatmaz. Allah için rahatından vaz geçer.

Körlüğü de görmeyi de yaratan Allah! Peki neden körlüğü yaratıyor, bu adaletsizlik değil mi diyen olur? Peki körlük neden olur? Körlüğün nedenlerine biraz bakarsak nasıl bir ibreti alem içinde olduğumuzu görürüz. Ve ayetleri daha iyi anlarız. Körlük ya sonradan olan hastalık veya kaza ile olur ya da doğuştan olur. Doğuştan olan sanki daha bir adaletsizlik gibi görünüyor değil mi? Peki bu doğuştan körlüğün nedeni nedir? Genetik bir hastalıktır değil mi? Baskın genin üste çıkması, kendini göstermesidir. Şimdi bu durum bize ne anlatır? Neler anlatmaz ki? Nasıl kör olduğumuzu ve nasıl körlükten kurtulmaya çalışmadığımızı anlatır.


 Genetik gelenler atalarımızdan bize iyi veya kötü aktarımlardır değil mi? Birçok hastalık gibi. Kimi hasta olduğunu dahi bilmeden sadece taşıyıcıdır. Kimi hastalığı avazı kadar yaşar. Sarılık gibi...
Şimdi insan sosyal yaşantısı ile de genler gibi taşıyıcıdır. Atalarımızdan aktarılanları ya taşırız, ya onun ile hasta oluruz da can çekişiriz de farkında olmayız.
Atalardan iyi ve kötü aktarımlar olur. Kötüyü ayıklamazsak o bize dert olarak döner. Misal sigara ilk çıktığında çekici reklamlar yapılıyormuş. Ülkemizde sanırım doksanlardan sonra bayramlarda sigara ikramı bırakıldı. Yoksa şekerle birlikte ikram etmeyen neredeyse kınanıyordu. Atalardan gelen o şeyin ne kadar çok zararı öğrenilince bir çok kişi elini uzatmasada onu halen kullananlar var ama değil mi, öksürüp, tıksırsada?



Ama kötü olduğunu kabul ediyor. Zararı bilinmeden evvel biz atalarımızdan öyle gördük diye bayramlarda ikram ediliyordu ama...

Kerim kitabımız Kur'an bizi körlükten kurtarır. Kör olan amaliyat olur, görmesini engelleyen pürüz çıkarılır. Kalp gözüde kör olur, gerçek körlükte odur. Kalp gözü kör olan zahir gözle görse dahi hakkı batıldan ayıramaz.

Kur'an muttaki olanı hidayete kavuşturur. Muttaki takva sahibi demektir. Korunan demektir. Kışın nasıl palto giyeriz,yazın yakmayan giysiler! Onun gibi hasta olmaktan korunan, tetbir alır, Kur'an ışığı ile de Furkanı bulur o vakit hasta olmayız. Hasta ise de tedavi olur. Manevi, sosyal hastalıklardan bahsediyorum. Biyolojik ve manevi hastalıklara da gönüllere şifa olması nedeni ile şifaya yüksek etkilidir, doktorun tedavisini de alarak tabi.


 Sosyal hastalığın ortadan kalkması bir toplumun mutluluğudur. Kur'an insanı, evi, sosyal hayatı imar eder. Eğer Kur'an okuyoruzda halen hakkı batıldan ayıramıyorsak, doğru erdemli salih işler üretmiyorsak, kendimizde bir hastalık vardır.




Rabbimiz: Birbiriniz ile alay etmeyin, çekişmeyin, kötü lakaplar takımayın vs.diyor. Biz o ayetlerden sorumlu değil miyiz? Kendimizi sorumlu görürsek o ayet bizi o bozuk alışkanlıklardan kurtarır. Âdeta amaliyat gibi olur. Sigarayı bırakan gibi, önce bocalar fakat temiz havayı fark eder, temiz nefes almayı, temiz görmeyi görür. Kötü alışkanlıktan vazgeçer mesela küfürden;sigarayı bıraktığı zamandaki gibi sigara isteğinin uyanması gibi haller yaşar. Sinirlendiği an küfür edesi gelir, fakat tam inanmış bir sadık ise ayete uyar, ağzına fahiş söz almaz.



 Tam cehenneme tekrar düşecekken ayet onu şefkat ile tutar. İrade ettikçe eski pis alışkanlık yerine gül gibi güzellik ortaya çıkar. Bir bakar ki hangi hatanın başına otursa bir ayet onu tutuyor ve koruyor. O vakit o harabe hali gider, sadrı genişler, dilinin bağı çözülür, öfkesini kontrol etmeyi öğrenir, tahriklere kapılmayarak aklı selime, kalbi selime kavuşur.

Fer gelir gözlerine, hayat enerjisi yükselir. Kalbi fuad bulur, adeta Musa'sı kurtulur. Yani öz canı, hakikati arayan nefs Allah rızasına kavuşur. İbrahim(a .s) gibi terk eder atalarının putlara tapınmasını, Yunus(a.s) gibi öfkesinden tecelli üç karanlığın esaretinden kurtulur, Lut peygamber gibi sapkınların yaptıklarından...
Musa (a.s) kısası o kadar çok vardır ki surelerde. Hiç ummadığın an birden çıkar karşımıza. Bu çıkış tesadüf değildir. O sureleri içine birbirinin tekrarı gibi görünen kıssalar boşuboşuna koyulmamıştır. "Bir de bu surenin gösterdiği ışık ile gör bu kıssayı, düşün, aklet ve ibret al." der. Musa(a.s) ile neredeyse tüm Kur'an 'ı okursunuz. Ona öyle yakın olursunuz ki, bir akraba gibi. Onun duygusu, samimiyeti, hak ve batılı birbirinden ayırarak görme çabası, Allah ile konuşmaları bize sıcacık nur olur. Bahar günü güneş ile oturmak gibi... Selam tüm peygamberlere... Peygamberimiz(s.a.v) sureler içinde bir sır gibi görünür, her peygamberin erdemli ruhu onda ki nurun tecellisidir. Allah Kur'an 'ın hepsinde ona konuşur, Ondan duymamızı, görmemizi ister aziz sesi, ışığı...



"Kör ile gören bir olur mu?" der Rabbimiz. Dışarıda renkli, ışıklı bir hayat var ve biz içimizde karanlığa gömülmüş uyuyoruz. Göremeyen kardeşlerimiz karanlığın dibinde öyle ışık arar ki tüm azaları ile görür olur. Kalbi kör olan ise zahir görse de kördür. Körlük bir ayettir, okumayı bekler, onu en iyi okuyana yine körlerdir. O canı gönülden gelip bir dinlesin ayetleri görenlerden daha iyi ibret alırda içi nur olur, parlar. Kör yaratılmış olmak bir çok günahtan korur körü. Gören gördüklerinden sorumluyken kör yaptıklarından sorumlu. Körlük de böylece kâr olur ona bu dünyada yaşadığı sıkıntıya sabretmek ebedî nura kavuşturur.




Nur Allah Hâdî Allah bizi kalbi kör olmaktan koru, ebedî Nur'unu bize baki et. Kur'an Nur'u ile gönüller açan Sensin. Kur'an 'I mahcur bırakarak ümmet kendini harap etti,perişan.O harap evi yıkıp O Nur ile Aydın evi Sen nasip edersin. Sen kuluna yol açtın mı kimse kapatamaz. Hâdî Sensin hidayet et bize bizi nursuz susuz bırakma...
 @ikraela
 #esmaulhusna #nûr #Hâdî #nûr #Kuran #Fatırsuresi #fatırsuresi19 #körlük #aydınlık #Bahar
Yazının Devamı
Çarşamba, Şubat 20, 2019 0 yorum By: İkra Ela

Kainatın dilinden Keçiboynuzu



Karabiber ağacına komşu bu keçiboynuzu ağacı ile daha keçiboynuzunun faili olduğunu bilmeden evvel tanışmıştım; Daha önce meyvesinin tatına şifasına varmış nene ve torunu ile rastlaşana kadar. Öyle iştah ile topluyorlardı ki,neşelendim. Nene beni görünce"Gel kızım sende topla,hepimize yeter,güzellerini seçmişler ama olsun,gel gel gari!"dedi. Ben: "Keçiboynuzu ağacıymış bu!"şaşkınlığı,sevinci ile üç dört tane aldım.

İşte bu kışın başında birde çiçeklerine şahit olunca ayrıca mutlu oldum. Birkaç gün önce çekmiştim fotoğraflarını. Bir ağaç öyle güzel işliyor,vaktinde,tatında hikayesini yazıyor,kemâlini anlatıyor. Daha nice duracak orada belki de tam oldum derken elindekiler kuru otlara dönmüşlere müjde fısıldayacak! Sonbaharda yenidünya meyvesinin çiçeklendiğini biliyordum fakat keçiboynuzu sürpriz oldu. Bakalım yaş aldıkça daha ne muhteşem sanatların şahidi olacağız ne belli,herşey bitti derken,daha güzeli ile daha alımlısı ile olmayacağını kim söyler? Rabbimiz muhteşem yaratan ,herşey ile muazzam ibretlik notalar,renkler,işler yaratıyor yormadan öğretiyor emekleterek,adım adım,... Emeklerken ya o neşe... Estağfirullah el Azîm Elhamdülillahi rabbil alemin.






Keçiboynuzu ağacının geçen seneki meyvesi,o muhteşem çiçeklenmenin ardından muhteşem bir oluşum! Her bir çiçek zikrini tamam etmiş de her bir zikr tesbihin bir tanesi olmuş. Harf harf saymış Rabbini,isim isim yüceltmiş...Ona yalnız Ona secde ederek kaybedenlerden değil kazananlardan olmuş,öyle kemal ile ahsen olmuş ki Şafi esması üzerinde tecelli olmuş. Her bir tesbihi bir ağaç olmaya aday,herbir tesbih zikrinin yörüngesinde taş gibi halden hayırlılar saffına yükselecek. Dallarına kuşlar konacak,çiçeklerinden arılar beslenecek. Onun ve bizim hayatı kudret elinde olan Rabbimize binler şükürler olsun. Zikrimizi, fikrimizi,şükrümüzü alâ cennetler makamına yükseltsin... Rafî O,Rafî esması ile dallanır budaklanır çekirdek,Rafî esması ile dallar budaklar çekirdeği bulur,öze kavuşur. Estağfirullah el Azîm. Elhamdülillahi rabbil alemin.
@ikraela
#Fethiye #esma #Esmaihusna
@ikraela
#keçiboynuzu #keçiboynuzuağacı #keçiboynuzuçiçeği #tefekkür
Yazının Devamı

Gönül tefekkürlerim


Hesabıma yazılır.
Hesabı var mıdır?
Hesaplıca mıdır ?
Görebildiğim her güzellik, sevdiklerimin aldığı her lokma, yüreğe nar olan bebek gülüşü ümitlerin...

 Bir şükür tüm hesabı öder mi Belki de tevazu ile duran bin mahcubiyet,ışıyan gözler teşekkür olur öyle sessizce... "Elhamdülillahi rabbil alemin."




"Ben hayran kaldım Rabbim ala yaratışına!"diyebiliyorum şimdi burada,bu nefes alışımda... Rabbim mahşerde de söz verirsen,sadrımı yâr,dilimin bağını çöz ki sözüm anlaşılır olsun.Orada da bu cümleyi söyleyebilmemi nasip et. Hayreti de hayranlığı da cevher eden Sensin.Bu cevheri içimizde parlat,her bir bakışından bin renkler ayan olsun. Rabbimiz basiretimizi,hayretimizi köreltecek hertür kinden Senin Cemaline sığınırız. C/an aynamızı daim parlak et,orada en güzel duyup en güzel işitmek nasip et. Kelebeğin nakış nakış toz kanatlarında ki heyecanı,kuşların göğünü bulmuş kanatlarını ver.Dilimizi,işimizi,halimizi güzel et. Unutur yanılırsak bizi affet,Sen Gafur-ur Vedud'sun,Sen Ğafur-ur Rahîm'sin.
@ikraela
 #fotoğraf @peleides in çekimi,teşekkür ederiz.

@ikraela
Yazının Devamı

Kainatın dilinden Deniz


O gönül evinde bin dalgaların olur.
Bin bulut yüklenirsin.
Bin gemin vardır, bağlanmış seni bekleyen.
Bin ağaç rüzgarını özler, Bin ağaç ekilir otağına, Bin tırtıl kanatlanır nakış nakış g/özlerinden... O sana üflenen ruha ihanet etme! O ruh ki seni esmanın göğüne yükselten,kendi kendine zulmeden olmaktan koruyan adam edecek olan! İblisin kibirli libasından da meleklerin kan döken bozguncu olur korkusundan da kurtaran o sana üflenen ruha! O ruh ki merhamet,sevgi,irade hep onda! Estağfirullah el Azîm Elhamdülillahi rabbil alemin.
@ikraela
Yazının Devamı