Pazar, Haziran 19, 2016 By: İkra Ela

ĞAFUR-UL VEDÛD OLAN EHAD ALLAH'A BORCUMUZ VAR!



Allah'ın sevgisi selamı üzerinize olsun


Şubat ayında toprağa defn ettiğim biber çekirdeği ilk biberlerini verdi.Muhteşem bir ayet.Ölümden sonra dirilmenin izi.Ya Rahman ya Rahim ya Hayy ya Kayyum ya Muid ya Zakir ya Zekiyy ya Muhyi ya Rezzak ya Kerim ya Ekrem ya Veli ya Vekil ya Vedud ya Hasip ya Müzeyyin ya Halık ya Berr ya Musavvir ya Keşif Hu Hu Hu...esmalarının izi,işaretleri,ışıkları bir bir parlıyor,her biri Rabbim Rabbim Allah diyerek bizlerin kalbine gülümsüyor.

Gören görüyor.Görmeyen esma-ul husna'dan bir esmayı önce tefekkür etsin sonra evinde ki bitkiye o bakış ile baksın ve tefekkür etsin bakalım tefekkür ettiği esmalar nasıl cilvelenip kendini gösterecek.

Evlatlarınız ile de bitki yetiştirmeyi ihmal etmeyin ve onun üzerine Allah'ın esmalarını zikredin.Bitki büyüyüp çiçeğini ,meyvesini verince çocuğunuzun hayret ve sevinciyle O esmaların kalbinde nasıl çiçekleneceğine sizde hayret edeceksiniz.

Allah'ın esmalarına aşina olan kalp kainatta ki ibretleri hakkı ile okuyacak basirete kavuşur.Esma-ul hüsna Allah'ı tanımaktır.İnsan sevdiğini tanımak ister.İnsan, Allah'ı Esma-ul hüsnası ile tanıyabilecek donanımda yaratılmıştır.Kerim kitabımız Kur'an'da kainattaki ayetlerden bahseder.Kainat ayetleri Allah'ın Esma-ul hüsnasının birer huzmesi olmasıyla bize Allah'ı tanıttıran muhteşem eser olduğu gibi bize bizim hallerimizi,yaptıklarımızı anlatan da ibretlik tablolardır,okunacak apaçık kitaplardır.Sadece bir bakış açısını göstermez birde okuduklarımız kendi kalbimiz,aklımız ve yaşadıklarımız ile orantılıdır.


En üst resimde ki küçük plastik kaplarda yetişmelerine gayretim olan biber filizlerini farklı boylarda ki saksılara ekerek farklı ibretler okumak istedim.
Son resimdeki saksı dörtgen ve küçük,Bu saksıda biber fidanı yeterince büyümediği halde,yine de vaktinde çiçeğini verdi ve çiçekten biber olma yolculuğuna başladı.

Bu az gelişen fidanı,tıpkı yurdundan ayrılmış yeniden kök salmak isteyen canların canına benzettim...çünkü yaşamışlığım var,halen gurbetteyim,doğduğum topraklardan,alıştığım topraklardan,birbir bağlandığım bağlardan ayrıldım.Her ayrılış susuz kalmak gibi...


Bu fidanları ilk filizlendiği topraktan ayırıp farklı toprağa ekmiştim,orada yerlerine alışıp gelişmeye başladı fakat saksıda bitki çok olduğu için iki fidanı yeniden ayırmam gerekiyordu.Ayırdım...
Ayırmam ile bir kaç gün solmaları,büyümekte geçikmeleri ve cılız kalmaları hali;Yerinden ayrılıp yeni yerine tutunmaya çalışan  insan halinin resmi.
Doğduğun ve can suyu gibi tutunduklarından çekilip ayrılmak çok zordur.Orada kalbinden bağlandıkların,can suyu aldıkların,hasretle ışığı beklediğin gibi beklediklerin vardır.Topraksız susuz bir bitki kaç gün dayanır.Hemen kalbine gam düşer.

Sıkı sıkı tutunduklarından ayrılmak öyle acı verir ki...

Yeniden yeni bir toprağa tutunmak sabır,azim destek ister.
Bir garibin çırpınışlarını gördüm bu saksıda...
Diğer kırmızı ve büyük saksıda ki biber fidanı yerini çok sevdi,Allah'ın esmaları ile bağlandı yerine.Her esma ışıltısı ile bir can oldu.Diri kaldı...Allah'ın verdiği süre bitinceye kadar..
Gariplerin de ümidi ya Garip olan Allah'tır Garipler Allah'a bağlı kaldıkça oldukları toprakta kök salacaklardır...Allah'ın esmalarından tutundukça ayrılışlar ona gam olmayacaktır,o Güç ve kuvvetin Allah'tan olduğunu bilecek ve her uyanışı doğmak,her doğuşu uyanmak olacaktır.Allah'ın esmalarından tutundukça o dünya bağlarından kurtulup ukbaya uyanacaktır.Ölümü sevdiklerinden ayrılık görmeyecek sevdiklerine kavuşmak olarak bulacaktır.


Her fidanın büyümesi bir bebeğin büyümesi gibidir de.Sorumluluğunu bilip emanete yüklenen hakkı Hak esmasından tutunarak yapınca o fidanın özünde ki cevher ortaya çıkacaktır.Kendinde yaratılmış öz hakikat okunacaktır.

Her tohum yeniden olmak,yeniden başlamak,yeniden ümit filizlerine kavuşmak ibretidir.Ne çok öğüt okuruz Allah'ın muhteşem kevni ayetlerinde.
Emaneti yüklendiysek hakkını yapmayı bilmek boynumuzun borcudur.Borçluluk gününde hesabı vardır.
Emaneti yüklenmeye olanağımız vardı da yapmadıysak o da bizim borcumuzdur.Borçluluk gününde hesabı varıdır.

Allah'a sadece can borcumuz yokmuş demek ki,emanet aldığımız ve emanet almaya olanağımız olan her şeyden borçluyuz.

Tohum elimize verilmişse ekmek gayretimize verilmiştir ve onu ekmek borcumuzdur.Onu okumak borcumuzdur.Onu Allah'ın esmaları ile okumak borcumuzdur.

Sen  sadece emanete gayretle yükleniyorsun.Allah sana çiçek veriyor,sana meyve veriyor,sana yaprak veriyor,sana gayret veriyor,sen gayreti istedikçe sana gayret veriyor...gayret borcumuzdur,gayret borcumuzdur.
ALLAH'A BORCUMUZ VAR,ALLAH'A BORCUMUZ VAR,ALLAH'A BORCUMUZ VAR!

HER AN!

Uyuşuk bir kan pıhtısı halinden uyanıklığa ve bir elif olma yoluna gayret etmek borcumuzdur.Artık doğmanın vakti gelmedi mi?

Hayat okudukça açılır.Haydi KERİM KİTABIMIZ KUR'AN-I KERİM IŞIĞINDA ESMA-UL HÜSNA OKUMA YOLCULUĞUNA.Elif Lam Mim yolculuğuna...




0 yorum:

Yorum Gönder