Pazartesi, Haziran 02, 2014 By: İkra Ela

En güzel saç.Nefsimizi saç aynasında öğrenmek


                                
            Rahman ve Rahim Allah'ın ismi ile
     ‘’Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi                           nefislerinizde(kendinizde) birçok ayetler vardır.
        Hâlâ görmüyor musunuz?’’
                                                    Zariyat suresi 20.21.ayetler


                                              OKU
                   ‘’Yaradan rabbinin adıyla oku!
                                                           Alak suresi 1
                     Okudum dedim
                     Hayran oldum
                     Öyle sevdim 
                     Öyle coştum ki
                     Haykırmak istedim
                     Yere, göğe, duvara
                     Oku dedim
                     Öyle bir lezzet ki bu
                     Tadı damağımda
                     Oku dedim
                     Oku da gör dedim

                      Meğerse okumayan benmişim,
                      Görmeyen de
                      Seslenmişim ama duymamışım
                      Kimse anlamıyor beni
                      Kimseye anlatamıyorum diye
                      Aldanmışım.
                      Kendi kendimi aldatmışım.
                      Onlar okumuş da
                      Ben yol da kalmışım
                  
                      Ne zaman ki
                      Nefsimin kendi elimde yandığını gördüm,
                      Rabb'im sen ne büyüksün
                      Bu nefs senin sonsuz azametine,
                      Rahmetine, lezzetine,esmalarının şiddetine
                      Dayanamaz
                      Nefsimin küçüklüğünde
                      Rabb'imin sonsuz
                      Büyüklüğünü anladım.

                      Nefs temizlenip parlamalı ki
                      O vadiye girsin
                      Nefs Rabb'inden ayrı ise,
                      Çılgın, hırçın, haylaz,
                      Nefsini bildin, Rabb'ini bildin
                      İşte o zaman o vadiye girdin
                      Meğerse dağ, taş hep onu söylermiş,
                      Onun vekiliymiş.
                      Oku saçının telini
                      Ne anlatıyor sana
                      Sadece duyduğunu sandığın kulağının dediği
                      Ne acaba?
                      Okumanın bitmediğini anladım sonsuzlukda...
                    
          Oku saçının telini , Ne anlatıyor sana?                            
                                 KIL
 Baş da duran temiz, sağlıklı ve bakımlı olduğunda gönüller yakan saç ne de güzelsin!Yazın sıcağından, kışın ayazından koruyan bir kalkansın bana. Ya erkekte ki sakal, bir ağırlık,ihtişam verir ona.Fakat ya yere düştüğünde kökünden ayrıldığında? Mide bulandırır, yemeğin içine düşersen tiksindirirsin.’’Aman bu kıl da nereden çıktı!’’ der, ya yemeği dökersin ya da kılı çöpe atar umursamadan yemeğe devam edersin.
  Saç bize neler anlatır?Saçlarımızın hangi amaç ile yaratıldığını biliriz de hangi anlama geldiğini biliyor muyuz?Allah her yarattığını bir anlam ve amaca göre yaratmıştır.Bu anlamı biraz tefekkür edelim mi?
 İnsana bir intizam, güzellik veren ve adeta tamamlayıcısı olan saç hem nefsimizin hallerini haykırır bizlere hem de çok sevdiğimizden nefsimizden biridir. Saç, sakal, kıl, nefsimizi nasıl anlatır bize:Hallerine bakınca anlayacağız.
   "Ey saç sen yere düştüğünde seni ancak kim alır yerden?Sana âşık olan alır. Yârimin, yârimin! diyerek saklar koynunda. O yar senin nefsindir. O yar nefsine âşık olduğundan pisi temizden ayıramaz, gözü kördür, kulağı da duymaz, dili de lal olur.
   O saç ki aklı bulanmamış gören gözlere başdayken güzeldir. Kökü sağlam yerdedir. O kök ki başın üstündedir. O baş akıldır.
Köküyle başa tutunmuş saç bile sağlığımıza dikkat etmezsek, yıkayıp temizlemesek, o saç'da dertler bitmez.

 ‘’İnsan sadece akıl mı?
  O zaman robot,
  İnsan sadece gönül mü?
  O zaman berduş,
  İnsan sadece nefs mi?
  O zaman beşer
  Ölçü nedir?
  Akıl artı gönül ile
  Nefsi dengele
  Sığın Rabbine
  Olursun halife."

  Nefs, sadece akla bağlanırsa
  Gönlü hesaba katmaz ise
  Hırslanır, her şey de somut delil arar.
  Manasız, maddeye dalar.
  Kendinde ki gönle kör olur,
  Akıl gönlün önüne geçer.
  Gönül tutulmasına uğrar,
  Yakar, yıkar, eser, geçer.

  Nefs, sadece gönül’e bağlanırsa
  Aklı hesaba katmaz ise,
  Gönül aklın önüne geçer,
  Akıl tutulmasına uğrar insan.
  Gönül şaşırır, aklı olmadığından,
  Sapar doğru yoldan.
                               
  Ağaç köküyle kuvvetlidir, güzeldir, sağlamdır. Dimdik durur. Rüzgârlar, seller onu kolay, kolay deviremez. Ama kökünden ayrıldığında dayanağı kalmaz. Bir daha meyve veremez, herkesin hoşuna giden ferahlık veren güzelliği kaybolur gider. İnsanların elinde eşya olur, kütük olur. O eşya sonunda ya ateşte yanar kül olur ya da çürür kokuşur. Çürüyen suyu içine çekmeyen zeminlerde ise o zaman bataklığa karışır helak olur.

 ‘’Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!’’
                                                                   Münafikun suresi 4.ayet

    Saç insana daima ben de senin nefsinim beni temiz tut diye haykırır.

   Nefsini parlatmayan,aşırılıkları ile ortaya atan yemeğin içine düşmüş  saç gibidir Mide bulandırır,tiksindirir.

Saç(Nefs) baş'da "Ben güzelim ben akıllıyım." der, o kendini fark ettirmeye çalışsa da bakamadığı o saç(nefs) kiriyle kendini belli eder. Bitler(kan emiciler) ,dolaşır saçlarının (nefsinin)arasında. Bitin neler anlattığını yeryüzünde ki alametlerde anlatmaya çalışmıştım.
Saçı kendi haline bırakıp, temizlemeden, taramadan kendi haline bırakırsak ne kadar iğrenç göründüğünü ve pis koktuğunu hepimiz biliriz ve genelde bu duruma şahit olmuşuzdur. Nefs de bakım yapılmaz ise aynen o pis saç gibi olur. Nefsin hatasını anlamaması ve kendini düzeltme yoluna girmemesi onu zaman ile bu duruma alışmasına sebep eder. Düzelmek için kılını bile kıpırdatmasa o pisliğinin bile farkına varmaz, iğrenç bir hayat yaşar.
Saç ile birlikte tırnak da uzatıldığında  nasıl iğrenç olur görürüz. Bazı insanlar vardır hani saçlarını, sakalarını, bıyıklarını, tırnaklarını ömür boyu hiç kesmemişlerdir. Onların amacı ne olursa olsun oldukça itici görünürler. Fakat onlar nefsin kesilmediği zaman ki görüntüsünü adeta madde olarak gösterirler. Nefisleri ile kendi kendilerini esir etmişlerdir.
  Nefs ne kadar ortaya atılırsa, saç gibi yere düştüğünde onu atacak yer bulamazsın.
   Saç yere düştüğünde sen onu ne kadar da toplasan o yine bir yerlerden çıkar. Nefs de ortaya atılırsa o kadar eleştiri görür, aşağılanır.
''Yerlerden kıl toplamaktan, temizlemekten bıktım'' dersin. Sen o kıldan bıktığın halde neden saçının hepsini başından yok etmezsin! Nefsinin ise sırları ortadadır artık, oradan buradan örtbas etmeye çalışırsın, bıkarsın. Peki, nefsinin pisliklerini toplamaktan bıktığın halde neden nefsini yok etmezsin? Çünkü insan saçı ile mutludur.Bu beden nefs olmadan hiçbir şeyden tat alamaz ve hiç bir şeyde yapma arzusu olamaz.Akılda gönülde nefs olmadan yapamaz.
İnsanlar saçlarını neden yolar?
 Çok büyük bir ateş yüreklerine düştüğünde, yani acı da ya da kızgınlıkta! O saça kızarız, yani aslında nefsimize kızarız,’’ Neden bu kadar çok sevdin?Neden bu kadar benim dedin?Senin gözün mü döndü sevgiden?Bak benim değilmiş işte gitti!’’ Benim,  benim dediklerimizin hepsi bir gün toprak olacak. Benim dediklerimizin bizim olmadığını anladığımızda emanete ihanet etmemeyi öğreniriz. Ona elinden geldiğince bakar, temizleriz, onun gitme vakti gelince ben emanetimi elimden geldiğince temizlemeye parlatmaya gayret ettim deriz.
 Bazen saçı temizlerken iyi temizleyememişsek diplerde kirler kalır. Ona da uyanık ol!Uç kısımda ki parlaklığına aldanma!O zaten kaşınıp kendini hissettirir. Saçın(nefsin) çok kirliyse fazladan temizleyiciler kullanmak zorunda kalırsın. Bazen yanlış ürünler, kullanmak da saça (nefse)zarar verir. Bu ürünler sahte ürünlerdir ya da neyin neye fayda vereceğini bilememendendir.
   Yanlış ürün kullanman kadar saçına(nefsine) aşırı da bakım yaparsan yorarsın, yıpratırsın. Yavaş, yavaş kurumaya dökülmeye başlar. Bazen sana saçına (nefsine)şu bakımı yap ve ya yapma derler. Onların dediklerinde Allah’ın kanunlarına uyan doğrudur. Uymayan yanlıştır. Yaratılmış her şey bir kanun ile yaratılmıştır. Bu kanunun dışına çıkınca saçma sapan batıllar oluşur. Her duyduğuna inan, her söyleneni yapan haline geliriz o zaman. Doktorlar Rabbimizin ayetlerinden anlayabildikleri kadarı ile ilim yaparlar, tedavi etmeye çalışırlar.Azimli olan bu ilimlere kavuşur.

Saçı tutam ile birden bire isteyerek ve ya istemeyerek çekip koparmak çok büyük acı verir değil mi?   Nefsi temizlemek de insana ilk başta zor ve acı gelir. Bir başkası kaza ile ya da bilinçli koparırsa, adeta kükreriz. Çünkü kızan nefsimizdir. Saçı nasıl yıpratmadan adeta nazikçe düzenli temizler ve tarar isek, o saç parlar, canlanır, sanki bize gülümser. Nefsimizi de nazikçe, düzenli temizler isek o nefs öyle rahatlar ki, huzur dolar. Bu yolda istikrarlı olur isek zamanla oluşan parlaklık hoşumuza gider. Gelen acılar bize ilaç olur o zaman saçımıza sürdüğümüz göz yakan sabun gibi.
 
Bir iş yaparken saçımız gözümüzün önüne geldiğinde nasıl rahatsız oluruz?Bakış alanımızı daraltır, kaşıntı verir, huzursuzluk verir. Bu hal dahi bize hatırlatmadır. Bize ’’Bir işe giriştiğin zaman nefsin derli toplu olmazsa sana engel olur huzursuzluk verir, gerçekleri iyi göremesin, işini düzgün yapamazsın.’’der.

 Saç genelde ne zaman dökülmeye başlar?
 Üzüntüden, gerekli vitaminleri alamamaktan genetik hastalıklardan ve ihtiyarlıktan
 Nefs ne zaman durulur?
 Üzüntü halinde, hastalıkta, aşırı yorgunluklarda ve ihtiyarlıkta,artık canı her şey çekmemektedir. Güzelliği kaybolmuştur, dişleri, saçları dökülmüştür. Artık dik de duramıyordur. O hasta ve ihtiyar, Allah’a sımsıkı bağlanmışsa hastalık da, ihtiyarlık da ona zor gelmez. Çünkü o bilir ki Allah’a kavuşacak. Gayet huzurlu, hoşgörülü, sabırlıdır. O hasta ve ihtiyar Allah’ı tanımıyorsa mızıkçı, haylaz, ölümü kabul edemeyen ve çevresine zarar veren çocuk gibi biri olur çıkar. O hasta ve ihtiyar eğer hatalarının farkına varır da: ‘’Eyvah ben neler yaptım hem kendime hem de çevreme!Ölüm bu kadar yakınmış!’’ derse,onun için bir kurtuluş kapısı açılır.

     ’’ Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama Allah’ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?’’
                                                                   A'RAF suresi 185. ayet

                                                                                 
  Sen kökünü sağlam et, ölçünü bil dengede ve istikamette şaşırma!
  Sen saç ayinesine  bak da kendini bil!
  Yıkanmış olan tertemiz saçı(nefsi) şimdi dışarıdan gelen kirlerden koru, haramlardan, hileden gösterişten, kıskanç bakışlardan, tesettürüne bürün!
Yalnız tesettürünü yaparken saçlarını da temizle, parlat ve nefsin de takva üzerine olsun ki nefsini kendi ellerin ile yakmayasın!
   
  ’’ Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır.’’
                                                                                  ŞEMS suresi.7.8.9.10.ayet
                                                                                                                                     
   Bazıları da saç(nefsinin)’ının kirleri görünmesin diye tesettüre girer bunlara dikkat et!Bazıları da saçı ile nefsinin kirlerini ört bas edebilir. Saçına o kadar bakım yapar, süsler ki gerçek kişiliği görünmez. Bazıları da dışarıda alabildiğince bakımlıdır, nefsinin özgür olduğu yerde de bir o kadar da kirli, bazıları da dışarıdan tesettürsüz fakat bir o kadar da bakımlı o kişinin nefsi fıtratı üzere tertemiz olabilir, tesettürünü takva ile yaşayanlar da vardır… vb.
Bazı saçlar(nefsler) ihtiyarlık çökse de yine de gürdür. Buna göre hemen insanların saç halini görüp değerlendirmeyelim, çünkü saçı gürdür ama o ihtiyar nefsini dizginlemiş huzura ermiş ruh olabilir. Saç genç yaşda dökülebilir, o saçı dökülmüş gençte gayet nefsini dengelemiş Allah yolunda olabilir.. Bu benzetmelerim saçın nefsi manada anlatma halidir. Bu benzetmeler ile insanları yargılamayalım. Çünkü hak gördüğümüz batıl, batıl gördüğümüz hak olabilir. Yargı bize düşmez. Bizim nefsin hallerini anlamamız ve temiz,sağlıklı tutabilmemiz için bunlar önemlidir.

Nefs doğduğunda zayıf ve cılız,büyüdükçe canlı,anne ve babasının bakımı ile şekli,hali oluşur.Büyüyünce ise nefsi kendi ellerindedir.İster olduğu gibi görünür ister göründüğü gibi olur ya da olduğundan farklı.Nefs kemale doğru azalır,azaldıkça kefen rengine bürünür.Artık ömrünün son demlerinde nefs tükenmiştir.

Kıl(nefs) baş da ki köke yani akla ve göz ‘e bağlı ise güzeldir.
Kıl gözün üzerinde iken insana hayranlık uyandırır.
Göz nur’dur.
Kıl, göz kapağına bağlı olursa erdeme ulaşır, değerli olur.
Kaş göze anlam verir.
Sen kaşının şekliyle oynarsan o kaş, kaş olmaktan çıkar, sen de sen olmaktan çıkarsın.
Temizle ve bakımını yap yeter.
Kirpik de, kaş da, saç da yere düştüğünde iğrenç olur.



KUL VE KÜL
Nefs ne zaman düzelir?                                                    
Düzelmek için kirlerini öldürdüğünde.                          
Peki!Kıl doğada ne zaman kıl olmaktan çıkar?              
Yanıp kül olduğunda,
Kül olmak yok olmak mıdır?
Kül olan toprak olur.
Toprak olan kul olur.
Kul olan Rabb'ine kavuşur.
                                               
                                                                              ikra ela
                                                                            @ElaIKRA            
                                                 




1 yorum:

hayal arar dedi ki...

Değişim ve yenilenme...

Yorum Gönder