Pazartesi, Haziran 02, 2014 By: İkra Ela

Canım acıyor,yere düşen her cana




Canım acıyor,yere düşen her cana
Hiç kimsenin beni duymadığı yerde
Kendi yelkenim ile çıktığım yolumda,kendi can denizimde boğulduğum da
En karanlık çağımda,kendi sancılarımla!
Kafesteki kuş misali krizler her bir yanda
Ben istediğim zaman öteceksin,ben ne koyarsam önüne onu yiyeceksin!
Yok kapattım pencereleri hiç bir şey göremezsin!

Öyle mi ya!Seni bir duyan var,sancılarını da!
Ya Rabbi!Her nimet senden!Hamd Sana,şükür Sana!

Her yer kara duman iken vefasız olamam ben...
Haftada bir gün inanç dünyası ölü kalplere,
Açsın susamışsın bir Allah sözüne!Işığım nerede diye?

Vefasız değilim ben,açıldı önü birileri beğenmese de,
Kur'an anlaşılarak okunsun diye...

Vefasız değilim ben o karanlık günlerimde
Maaşının yarısını harcarsın ciğerparen derde düştüğünde
Hastaneler karanlık ve böcekli,
Doktorlar bir o kadar bıkmış işinden,
Gülmüyorlar derdine düştüklerine...

Vefasız değilim ben,
Hizmetlere imza atmış bir nebze de nefeslendirenlere
Kaldırımlar diz ağrısı yapacak kadar yüksekken,
Engelliler bir o kadar da engel koyulurken
Çöpler volkan gibi patlarken...say say bitmez!

Eksiksiz ve kusursuz bir Allah'tır.
Bir ağaç kolay yetiştirilmez.
Emek ister,sabır ister bilgi ile..
Ağaç büyür, dalları uzar, meyve vermeye başlar.

Fakat!
Göz ardı edilen unutulan
AĞACA YERLEŞEN AĞAÇ KURTLARIDIR.

Hz. Süleyman'ın vefatı bastonunu yiyen ağaç kurdundan anlaşıldı.
Bu kurt o ağaca sinsice giren,girdiği yeri kemiren ve yayılıp o ağacın devrilmesine sebep olan zararlıdır.
O sağ kolum diye yol arkadaşı olduklarının bünyelerinde gelişir ve yayılır.Hiç fark ettirmeden tüketir o ağaç devrildiğinde içinde ki kurt görünür olur.

Bir yerde bal,şerbet var ise oraya sinekler üşüşür,bal arıları,eşek arıları,ayılar.Buna engel olmak zorlu iştir.Gizlesen ,üzerini örtsen o yinede bulur girer bir köşeden.Sinekler fasıklardır,karasinekler hakkı batıldan ayıramayan şaşkın vız vızlardır.Ayı nefsi hastalığı taşıyanlar çalıp çırpanlardır,bollukta keyfine bakan,yoklukta sırt üstü yatanlardır.

Vefasız değilim ben bir enkaz devir alınmış ve hasta iyileştirilmeye çalışırken.Doktor hata yapabilir. Ameliyat ortamının hijyeni ihmal edilmiş olabilir.Hastanenin içinde hastanın iyileşmesini istemeyenler olabilir.

Ey güzel İslamda kardeş olduklarım!Bir millet bir candır.O canın kalbi  nefsini tanımıyorsa o kalp düzgün çalışmaz.Nefse bakım yapılmaz ise o kendi kendini çürütür.İstersen dişlerine bak!O bölüp parçaladığımız,kesip çiğnediğimiz yanımızı hatırlatır.Onu temiz tutmaz isek ağrıdan ölürüz.Daha fenası kalp bozulur.Kalp işini yapamayınca kriz eksik olmaz.Her an bir kriz ve yoğun bakım.Bu can da buna dayanmaz.
Eğer annelerimiz haftada bir gün okuduğu Yasin'i şerifi anlayarak okusa idi her biri şimdi bir alimdi.Yasin'in nasıl bir kalp olduğunu görürlerdi.
Biz İslam ümmeti giden her canı canımızdan biliriz.Mustafa İslamoğlu'nun dediği gibi.Ümmet annedir.
Fakat nasıl anne!
Onlar dağıtır sen toplarsın!
Onlar kirletir sen temizlersin!
Onlar ağlar sen susturursun!
Onlar ateşlenir sen bakarsın!
Onlar kavga eder sen ayırırsın!
Bazen de neden düştün diye birde  sen döversin!Bu annelik ile çocuk ne kadar hayatı öğrenir?Sürekli arkasını toplayan,kirini temizleyen,kollayan...!Bu hatalı bir anneliktir.Anne özverili olduğu kadar hayatı öğretecek bir anne...hakkı batıl ile karıştırmayan bir anne...şiddet ile değil şefkat ile öğreten bir anne...Kendi çocuklarına verdiği değer gibi tüm çocuklara aynı değerde şefkat ile bakan bir anne...disiplini kalp ile olan bir anne...

Ey ümmeti Muhammed!Öyle bir anne ol ki Hz Meryem takvası ile!
O Meryem ki hiç bir batılı öz benliğine bulaştırmamış,her nimeti Rabbinden bilmiştir.
İşte o zaman beklediğin körün gözünü açacağı,eli ayağı iş tutmayanın tutacağı,ölü kalplerin dirileceği
İsa ruhu gelecektir,ölü kalplere.O İsa ki Muhammed (s.a.v)nur'unun müjdesi!
O zamandır bayramı ümmeti Muhammed'in
Allah Nurunu Tamamlayacaktır.
O Nur'u dağıtmak içindir bütün nimetler
Herkes kendi  gücü üzerinde çalışır.Biz bir ümmetiz biz kardeşlerimizi kuyuya attıkça parçalanıyoruz.En küçük çabamızda çiçek açacaktır.Dışarıda namusa,cana,mala göz koymuş canavarlar beklerken.Dünyanın neresinde olursa olsun,kadın demiyorum bakın küçücük kız çocuklarımız fuhşa atılmışken,erkek çocuklarımız fıtratından uzaklaştırıp öz benliklerini unutmuşken.Biz neden kendi kendimize düşmüşüz!
O nefsler ziyan oluyorken kendi öz benliklerini hatırlayamıyorken biz sancısız mı kalacağımızı zannediyoruz?
Kur'an-da ki kıssalar bunları anlatmıyor mu bize?
Firavunun kucağı tatlı su batağıdır.O kucak batılı hak gibi gösterir yumruk attırır.O kucakta düşer kız çocukları fuhuşa,o kucakta boğulur erkekler unutur özlerini.
Yazık bize...
Yazık o yavrulara!
Halimiz bağları sapasağlam yapmış iken gerisin geri o bağı çözen kadın gibi olmasın!

''Taraflardan biri diğerinden daha kalabalık, daha güçlüdür diye yeminlerinizi birbirinize karşı hile aracı olarak kullanmayınız, böylece eğirdiği yünü sağlam iplik haline getirdikten sonra tekrar tel tel çözen kadın gibi olmayınız. Çünkü Allah sizi bu yolla sınavdan geçirir. Kıyamet günü aranızdaki anlaşmazlık konularını size açıklayacaktır.''Nahl suresi 92.ayet
Bu konuyu bal arıları ve Nahl suresi çok güzel anlatır.

Yaptığımız işi bal gibi yapıp da işimiz bittiğinde işi bozmayalım,çaresizleri ölüme terk etmeyelim.Hz.Muhammed yolu önce iman etmek,sonra birbirini sevmekten geçer.Yaptığımız işler namus,can,emniyeti taşımıyorsa o iş ziyandır.Boşa emektir.Akleden bir kalp ile selim düşünelim.
Önümüzde Beraat var.Tevbe ye kavuşabilmek için birbirimizi yemekten vazgeçelim.Diri diri yiyenlerden ve leş yiyenlerden olmayalım...
Hamd Alemlerin Rabb'i Allah'a selam tüm peygamberlere...

                                                      ikra ela
                                                    @ElaIKRA




0 yorum:

Yorum Gönder