Cumartesi, Mayıs 17, 2014 By: İkra Ela

Sağın adamları ve Solun adamları

                     

          SAĞ ELİYLE YAPTIKLARI İLE YÜZLEŞENŞER SOL ELİYLE YAPTIKLARI İLE YÜZLEŞENLER

‘’Kim öncekilerin ve sonrakilerin, cennetliklerin ve cehennemliklerin, dünya ehlinin ve ahret ehlinin haberini(bir arada)okumak isterse, Vakı’a suresini okusun’’(ibni Aşur)


‘’Sağın adamları (sâlih amel işleyip amel defterleri sağından verilenler), ne mutlu/uğurlu kimselerdir.’’
’’Solun adamları (Allah’ın hükümlerine değer vermeyerek yaşayıp amel defterleri solundan verilenler) de ne uğursuz/bedbaht olanlardır!’’
‘’ (İman, ibadet ve hayır) yarışlarında öne geçenler(e gelince): Onlar (âhirette mükâfatta da) önde gidenlerdir’’
                                                                           VAKI’A suresi.8.9.10.ayet


  İnsanın sağ ve sol kolu bir şeyler anlatır mı?
Anlattığını biliriz değil mi?Nasıl halimizi dillendirdiklerini!
Peki birde hem toplum içinde ki halimizi ve ahretteki halimiz hakkında da nasıl ip uçları verdiğini görmek ister miyiz?Tabi ki bu bakış açılarına bağlıdır.Yine Yüce Allah'ın bize verdiği üç boyuttan incelersek durumlar ne acaba!

Birinci bakış açısı: Sağ ve sol kol insan vücuduna bağlı bir organdır.

İkinci bakış açısı: Bu kolları ne işe yarar ve işleri ile ne anlatır.

Üçüncü bakış açısı:Bu kollar  aynı karakteri mi taşır?Bu karakterler bize ne anlatır?

 Birinci  bakış açsından okuma yaptığımızda kollarımız olmadan yaşamak oldukça zordur.Bunu en iyi kolu olmayanlar anlatır.Onların çoğu ya protez kullanır ya da ayak parmaklarını kolları gibi yetenekli hale getirirler.Bir bedenin kolları olduğu gibi  aile ve toplum bedeninin de kolları vardır.
İkinci bakış açısı ile okuma yaptığımızda:Sağ ve sol kollarımız tuttuğumuz,kavradığımız her işimizde bize yardımcılardır.Biz gayret ettikçe onlar öğrenir biz bir an unutmuş olsak onların hatırında dır.Her an yanımızda bizim ile bize yol arkadaşlarıdır.Kızgınlığımız da,sevgimizde,hırçınlığımız da,alkışımız da  bizimledirler bize destek verirler.Anlatmak istediklerimize ortak olurlar.Bu beden kollarında da aile kollarında da,toplum kollarında da aynıdır.
Bazen ayrı gayrı giderler.
Fakat beraber çalıştıklarında  hangi beyne hizmet ediyorlarsa
o işi tutarlar,kavrarlar,atarlar,yıkarlar,dökerler,keserler,
biçerler,yazarlar,silerler,yoğururlar,pişirirler,döverler,sıkarlar,
severler,toplarlar,ayırırlar,seçerler,temizlerler,örterler,çapalarlar vs.uzar gider...
Ayrı giden kendi hali ne ise o hale gider.....

Üçüncü bakış açısı:Filmlerin karakter oyuncuları olur da vücudumuzun olamaz mı?Onlar bize bizim hallerimizi anlatır?
Bazılarımızın sağ kolu daha yeteneklidir, bazılarının  ise sol kolu. İnsan yeteneği az olan kolunu, sen işe yaramazsın diyerek koparır atar mı?Neden kollarımız birbirinden farklı karakter ile yaratılmıştır?Yeteneği az olan kolumuzu yetenekli hale getirebilir miyiz? Şöyle bir durup düşünelim dünyanın bir parçası olan vücut kitabımıza.

  Her insan kendi kullandığı yetenekli kolunun ve daha az kullandığı yeteneği az olan kolunun nasıl hareket ettiğine bir baksın. Sanki o kollar ayrı bir insanmış gibi değerlendirsin.

 İstisnalar kaideyi bozmaz. Genel de insanlar sağ kolunu kullanır. Bu sağ kol yetenekli ve çalışkandır, daha atik ve vericidir.Ona yardımcı olan sol kol ise yeteneği daha az, çalışkanlığı pasif, canı istediğinde keyfi için ya da zora ki kalkar, hep sağ koldan sonra işe atılır.
    İnsanlar kendine destek veren, en ağır işlerini yapan birine de sağ kolum derler. 
Sağ kol hayat damarı gibidir, işin aksamadan gidebilmesi için. Aklıselim, vicdanlı insanlara da sağduyulu denir.

 Sağ kol gibi hareket edenler daima istikrarlı, çalışkan, atik, tutarlı, özverili insanları temsil eder.Ne iş olsa önce onlar öne atılanlardır. 
Bu insanlar hayatta genelde başarılı olurlar.
Sağ kol karakteri taşıyan insanların içinde: Allah'a iman eden,ahret gününe inanan,Hz Muhammed'in güzel ahlakını  tatbik etmek isteyen ve Kur'an-ı kendine rehber edenler karşılarına ne engel çıksa, ahrette kazanmayı tercih ederler. Gerekirse kendi nefislerini de feda ederler, iyi ve güzel işlerde canı gönülden tam bir İslam olarak koşarlar. Topluma iyilik ve güzellik tohumları saçarlar. Yorulsalar da, üzülseler de, kınansalar da, deli deseler de onlar hakkı bilir hak için çalışırlar. Tevazu sahibidir onlar, yaptıklarını da başa kalkmazlar, hak için hakkı yaparlar. Yaptıkları işler hep düzgündür.                                                                   
                                                                 
 Sol kol gibi hareket eden ise pasif, mecburen çalışan, tembel, sorumsuz, sadece çok istediğinde nefsi için atik olan, insanları temsil eder. Bunlar bu dünyada ellerinin altın da bir sürü zenginlik olsa şımaran böbürlenen ama bir türlü mutlu olamayan ve ya zenginliğe kavuşmamışsa mızıkçı, küskün, şikayetçi mutlu olamayan, yani haylaz çocuk olmayı bırakamayan olgunlaşamamış insanlardır. Sol kol gibi hareket edipte yarasalar gibi ayaklarını da baş yapmışlarsa işleri daha zordur. Bu dünya da sol kol gibi hareket edenlere sadece bu dünyada nasip vardır, ahrette onların bir nasibi yoktur. Topluma da bu türler ya bilinçli ya da bilinçsiz zehir saçarlar. İşleri dengesiz,aksak ve bozuktur.
Sol kol karakteri taşıyan insan mümin olduğunu iddia ediyorsa imanını,yaptıklarını , psikolojisini ve vücudun da bir hastalık var mı bir gözden geçirmesi gerekir. 
 
Bir de sağ ve sol kolunu dengeli kullanabilenler vardır. Bunlar çalışmada orta yolu tutanlardır. İşlerinin gereğini yaparlar. Üzerlerine düşenin hakkını verirler. Kimsenin malında mülkünde gözleri yoktur. Haklarını da alırlar. Gerektiği zaman yardımlarını da yaparlar ama önde gidenleri, geçemezler. Orta yolu tutan ve Allah’ı bir bilen ve İslam’a tabi olanlara hem bu dünyada iyilik vardır hem de ahrette bir iyilik vardır. Hem bu dünyanın nimetlerinden faydalanırlar hem de ahrette orta yolu tutanların cennetini hak ederler.

Yeteneği az olan kolumuzla sadece yazı bile yazmaya çalışsak yazamayız. Şekilleri oluşturamayız, çok zorlanırız. Sağ ayak ile başladığımız her iş düzgün istikamette gider. Çocukken oynadığımız seksek oyununu bir sol ayak ile deneyin bakalım ne kadar başarılı olursunuz? Sadece sol kol ile yaptığımız her iş aksak gider. Sol kolu yetenekli hale getirebilmemiz ise büyük çaba ister. Sağ kola sol kol yardım ederse birçok iş başarı ile tamamlanır.Sağ kolda sol kola her zaman ihtiyaçlı dır.Ağır yükler tek başına kaldırılamaz.Sol kollar istekli de olsa isteksiz de olsa mecburen de olsa ağır olanın bir ucundan tutarlar.Çok isteksiz olan ise o yükün düşüp parçalanmasına sebep olabilir.

İslamiyette her işe başlarken önce besmele ve sonra sağ taraftan işe başlamanın esasını da Kur’an okumasına, insan bedenin okumasına ve hayat okumasına dayanarak şu sonucu çıkarırız.

  Ömrü boyunca sağ kol gibi Allah adı ile istikamette gayretli, istikrarlı, bilgili, sabırlı, özverili olursak önde gidenlerden oluruz.

  Ömrü boyunca sol kol gibi istikamette şaşkın, gayretsiz ve sabırsız olursak solun adamlarından oluruz.

   Ömrü boyunca sağ ve sol kol gibi Allah adı ile istikamette dengeli, işlerde dengeli, paylaşımcı, yardımcı ve sabırlı olursak sağın adamlarından oluruz.

 Allah adı ile demek yaptığın her işi onun nimeti ile yaptığının bilincinde olmak, onun sınırlarını bilmek ve o sınırlarda hareket edip itaat etmektir.                                                                                                                                            
İnsan sol kol gibi hareket etmeyi ne zaman bırakırsa, Allah yolunda belli bir gayrete girer
Ve o yolda sebat ve şaşkınlık etmeden çalışırsa, o zaman kurtuluş kapıları açılır. Bu sol kol gibi hareket edenlerin sağ kol gibi hareket etme çabasına, sağ kol gibi hareket edenlerde destek olursa, el ele omuz omuza Rabbimizin istediği gibi hak yolunda saf tutanlardan oluruz..Hak için hak yolunda çalışan,koşan,üreten,bilgilenen,paylaşan yürek erleri olmayı nasip eder inşallah Rabbimiz. ALLAHUEKBER

‘’Şüphesiz Allah, davası uğrunda sanki yekpare çelikten bir bina gibi saf disiplini içerisinde savaşanları sever’’
                                                                      Saf suresi 4.ayet 
’’ Rablerinin azametinden korkup titreyenler,’’
’’ Rablerinin âyetlerine inananlar’’
‘’Rablerine ortak koşmayanlar,’’
’’Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,’’
‘’ İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.’’
‘’ Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.’’
                                                     MÜ’MİNUN suresi 57.58.59.60.61.62.ayet

  Bu sağ ve sol kolun manada anlattıkları ile insanların hangi kolunu kullanabilmesiyle bir ilgisi yoktur. O kişi solak diye sol kol gibi hareket ediyor diye damgalamayalım. 
Çünkü o kişiler gerçek hayatta sol kolları yetenekli olmasına rağmen, sağ kol gibi bir ömür çalışan
hizmet ehli olabilir. Aynı şekilde sağ kolunu kullanan insanlarda sol kol gibi gevşek hareket edebilirler. İnsanlara asla kötü zanda bulunmayalım. Yoksa büyük vebale girmiş oluruz. O kişileri topluma kötü tanıtarak haklarına gasp etmiş oluruz. Kul hakkı da çok önemlidir bunu da hepimiz biliriz.
  İstisna olarak sol elin yetenekli, sağ elinde yeteneksiz olması da bize çok büyük bir hatırlatmadır hatırlatmadır aslın da;’’Ey insan! Zanna göre hareket etme! Batıl gördüğün hak, hak gördüğün batıl çıkabilir. İnsan azim ederse yeteneksiz elini de yetenekli hale getirebilir. Beynin iradene bağlıdır.Yeteneklerini geliştirme ruhsatın her zaman vardır.Yetenekli, yeteneksiz kollar nasıl birbirine destek yaparak işleri başarıyorsa, yeteneksiz olanlar da kendini küçümsemesin, sağ kolun sol kola desteğini hatırlasın ve azmetsin’’
 Her insan sağ ve sol koluna bağlı olan ellerine bir baksın. Hepimizin de bildiği gibi harika bir dizilim var. Küçük parmaklar iki başta en uzunu ortada her işimizi kolayca yapmak için en güzel şekilde oluşturulmuş. Elleri olmayan kardeşlerimiz elsiz olmanın zorluğunu bilirler.
Elsiz olmak sanki kardeşsiz olmak gibidir. Kardeşsiz olmak yardımsız, desteksiz olmaktır.
Anneler çocuklarının karakterinden bahsederken de bu benzetmeyi kullanırlar’’Beş parmağın beşi de ayrı’’derler. Parmaklar gerçekten de kardeşliği anlatır. Huylar ve şekiller ayrı olsa da birlik olmayla dirlik olacağının göstergesidir. Kardeşlikle, birbirini küçümsemeden saf tutmuş çelik duvarlar gibi sıkı sıkıya bağlandık mı, beraber çalıştık mı başarıya, sevgiye, huzura kavuşacağımızın haykırmasıdır parmaklar. Allahuekber

 Sol karaktere sahip, fakat çıkarına göre sağ gibi çalışan , görünmeye çalışan nefsine düşkünler vardır. Bunlar gerçeği görse de ya çıkarlarından ya da hesap gününe tam bir inanç edinemediklerinden şüphe ile gelip gidenlerdir. Kendileri dahi şüpheden ne yaptıklarının farkında değillerdir. Adeta bukalemun gibi gittikleri yere göre renk değiştirirler, bir o kadarda konuşurlar. Bir gözleri bir tarafa bakarken diğeri başka yere bakar. Yaptıkları ve söyledikleri dayanaksızdır ve bir birine uymaz.

’’ Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile ayetlerimizden gafil olanlar var ya işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir’’.
                                                                         YUNUS suresi.7,8.ayet

Vakı'a suresini okuyunca  insan neden zengin olur?
Yüzüne okuyup anlamını kavramadan okuyunca bu olur mu?
Vakı-a suresinde öyle iki defa da tekrarlanan bir ayet var ki onu okuyan ve o ipe tutunan o iple ilerleyen o istediği zenginliği bulur.

 ''Fe sebbih bismi rabbikel azîm(azîmi).''
Öyleyse sen(ey insan),azamet sahibi Rabbinin adına hareket et! 
Vakı'a suresi 96.ayet

Bu Allah'ın Azim ismi ile hareket etmektir.Allah'ın bize verdiği bir lütuftur.İnsan ruhuna bir çekirdektir.Onu isteyen filizlendirir.




Azim ipi ile hareket eden yarışa çıkanlar gibi tedbirini,bilgisini almalıdır.Nerede soluklanmak gerektiğini nerede ne yapacağını bilmelidir.Bu yolculuğa çıkmadan gerekli dayanıklılığı kazanabilmek için kendini bilinçli olarak kuvvetlendirme ön çalışmaları yapmalıdır.Allah'ın verdiği kuvveti Allah yolunda azmederek hilesiz harcayarak bulunur hazineler.Bu yolda insan hata yapabilir,sakatlanma olabilir,hastalanabilir,nefesi yetmeye bilir.Bu azim için bir son değildir.Her son yeni bir başlangıcın haberidir.Her zaman yatığımız işlerde gayretimiz önemlidir.Sonuçta ölüm dahi gelse Rabb'in için azmettiysen onun sonucunu bulacaksın.

Sabah kalktığınızda ''ALLAH'IN AZİM İSMİ İLE''diyerek bir işinize başlayın bakalım o gün nasıl bitecek!Yalnız dikkat!Koşucular gibi nefes almayı unutmayın!

Vakı'a suresinden sonra gelen Hadid(demir)suresi de tam bunları anlatır.Bir daha ki konuyuda inşallah demir anlatacak.
  Allah'ın Azim isminden tutunmak sağ kol gibi hareket etmeye irademizi sonuna kadar kullanmaktır.
İnsan halden hale dönen bir varlıktır.İradesini hangi hale kullanmışsa o hale girer.O hali yaşar.
  Bazı sabahlar uyanırız bir o kadar da yorgun.''Off... şimdi kim kalkacak!'' Bilinç henüz açılmadığı için kalpte gerekli akletmeyi yapamaz.Akletmeyen kalbe de de nefsin arzuları uyanır.Nefs uyandığında da şeytan tam istediği olur.Artık vesveseyi verir de verir.''Biraz daha uyusan ne olur,zaten yorgunsun,yatak keyfi yap....''Kişinin sol kol gibi hareket eden yanı baskın gelmiştir.
  Atalarımız derlerdi hani''Yine solundan kalkmışsın!Kendine gel!''
O zaman tamam aksi olmamızın kötü bir şey olduğunu anlardık ta...Bu sol taraf nedir diye akledemezdik.Kızardık''biraz daha uysak ne olur,biraz işler aksa sa  ne olacak,offf bizi anlamıyorlar,bir derdin var mı demiyorlar'' vs
 Hayattaki eşyanın anlamı unutulduğunda atalarımızın bir zamanlar bildiği doğruları da yarım yamalak anlarmışız meğer.Canımız sıkıldığında sol tarafımıza meyl eder hayata küser ya da kulağımız sağırmış gibi duymaz gevşek canın istediğini yapan biri olur çıkarız.O en güzel çağlar da ki ihmalliğimiz ve azim ipinden tutmayıp pes ettiklerimiz ilerisi yıllarda bize ateş gibi yakabilir.
''Ah..çalışsaydım,okusaydım,yapsaydım...dım..dım ''

Biz belki aklımızı başımıza alıp  sağ kol gibi azim ile çalışır hale gelmiş olabiliriz.Fakat gençlerimize ''aman biz çok çektik,çocuğum keyfine baksın''demeyin.Çünkü o hal daha kötü bir hastalığa davettir.
Eşek nefsi hastalığı.''Ben sadece kendimi düşünürüm,kimsenin hali beni ilgilendirmez,bu dünya zaten böyle,ben mi kurtaracağım dünyayı,  bu dünyada keyfine bakan yaşar'' der.Bu hastalık daha bebeklikten itibaren başlar fark etmeden .Biraz büyüyünce'' Off Bu çocuk ne kadar bencil.Canın istediği olmadığında kıyamet koparıyor.Nasıl adam edeceğiz bunu'' deriz.
 EVET DERİZ NASIL ADAM EDECEĞİZ.ADAM,ADAM,ADEM,ADEM!
Tabi insan yetiştirmeyi bırakır da dikkat etmezsek hayvan nefsleri ona çok çabuk musallat olur.Çünkü içimizde bu dünya ya şaşkın ve meraklı nefsimiz var.
Sağ karakteri olduğu halde hastalığı ve ya olanakları olmadığından,ya olduğu kadar yapanlar ya da yapamayanlar vardır.Bunlar ellerindeki olanaklar ile yapabildiklerini yaptıkları sürece elbette ki sağın adamlarından ve ya önde gidenlerin saffın da olabilirler.
İnsan olanakları ile yaptıklarından sorumludur.

Sol yanı ile hareket eden söylenir her şeyden,yaptığını da başa kalkar.
Uykudan sağ hali ile kalkan ne kadar yorgun olsa yinede Allah'ın Azim ismi ile kalkar sorumluluklarını bilir,yapar.Kimseye de yaptığını başa kalkmaz.
Bu kişi Allah'ı biliyor ve sadece yaptığını onun için yapıyorsa sağ kol gibi hareket ettiği gibi bir de ahrette önde giden olur.
İrademiz bizim elimizdedir.İyi yanımız olan sağ kol gibi hareket etmeyi tercih edersek Kur'an -da anlatılan ahrette ki müjdelere kavuşuruz.
İrademizi sol kol gibi hareket etmeye kullanırsak ne yazık ki o  Kur'an'da anlatılan ahrette ki o korkunç sahneye kavuşuruz.
SOL KOL GİBİ HAREKET EDİYORSAK HADİ ÜMİTSİZLİK GEMİSİ DEĞİLDİR BU GEMİ UYANIP TEVBE İLE GAYRETE.
BAKIN O ZAMAN UMMADIĞINIZ ÇİÇEKLER AÇACAK.ATTIĞINIZ TOHUMLARIN FİLİZLENDİĞİNİ GÖRÜNCE O MUTLULUK TARİF EDİLEMEZ.
BU YAZIYI OKUYAN ZATEN DOĞRUYU ARAYANDIR.
ARAMAYAN BULAMAZ.
YOLA ÇIKMAYAN GÖREMEZ.
NİMETLER YÜCE ALLAH'TAN.
SEN DOĞRUYU ARARSIN DA ALLAH NASİP ETMEZ Mİ?
O GÜZEL PEYGAMBERİMİZ HZ.MUHAMMED İLE MAHŞER GÜNÜNDE GÜLENLERDEN OLURUZ İNŞALLAH
                                                                İkraELA








0 yorum:

Yorum Gönder