Salı, Şubat 12, 2019 By: Oku Arz

Kalbin içinde gezmek. #saklıkent #gizlibahçe







Dün iki yer gezmek nasip oldu.Bu iki yer sanki iki kalp,iki yürek gibiydi.Kendimi kalbin içinde geziyormuş gibi hissettim. Birinci gezdiğim yürek ikinci paylaşımımda olacak,geleyim videosunu ve fotoğraflarını gördüğünüz kalbe... Fethiye'den araba ile bir saat uzaklıktaki #saklıkentkanyonu ... Daha önce de bir defa gitmiştim.Eskiden paylaşımlarım vardı oraya ait görseller ve kalbimden ilhamlar ile. O vakit kanyonu gezmemiştim. İyi ki gezmemişim.
 Su o vakit çokmuş,yürüyemezdim. Bu sefer suyun azlığı ile cesaret buldum. Önce gürül gürül çağlayan buz gibi suyun içinde yeşilliklerin gölgesinde,sonra suyun neredeyse çekilmiş yerinde epeyce yürüyüşten sonra ara ara çoğalan,havuzlaşmış kayaların içinde derinleşmiş ayrıca dibi görünmeyen sulardan geçmek zorunda kaldık. Kayalara hayran kaldım,herbiri el ile yontulmuş kadar muhteşemdi. Ellerimle dokunarak salavat etmek isteği uyandı. Her dokunabildiğim salavat getirerek yürüdüğüm yolda her bir kaya canlı ve beni duyuyormuş gibi geldi. Her bir salavat ile neşeleniyorlarmış gibi bir his duydum. Fakat bir iç organın içinde geziyormuş duygusu ile de sanki taşlaşmış bir kalbi anımsatıyor. Kanyonda ilerledikçe yeşillikler ve gökyüzü görünmez oldu,aydınlığın yerine yer yer gölgeli loş karanlık hakim oluyordu.Yol neredeyse bir,bir buçuk metre darlığa ulaşınca hem ürkütücü hale gelmişti hem de nefes almayı zorlaştırıyordu. Gençlere" ben artık devam etmeyeceğim"dedim.Adeta bank şeklini almış bir kayaya oturdum. Su içince rahatladım. Kayalaşmış bir kalbin en çokta kendine zulüm olduğunu gördüm. Bu daha yarılmış bir sadra remizdi. Dönerken darlıktan genişliğe çıkmanın ferahlığını doyasıya yaşadım. Rahman Rahîm Rabbimiz öyle ikram sahibi ki dünyanın çoğunu bu halde yaratsaydı ne çok kıvranırdık.Fakat öyle yaratsaydı bizi de orada yaşayabilecek halde donatırdı.Öyle Ekrem,öyle Azîm.öyle Âlim Hû... Birinci gezdiğimiz yer ise buranın tam zıddı....     











İnsan kalbini en çok ağladığında da hisseder ya,işte bu #gizlibahçe bana kalbi hatırlattı. Hüzünlü ağlayan kalbi,yoğun kalbi,işleyen,duygulanabilen bir kalbi anlattı. Bu kalbe gidiş kolaydı,yokuş aşağı yeşillikler,çiçekler içinde,kuş cıvıltıları ile yürüdük. Zemine varınca epeyi yaşamış içi boşalsa dahi diriliği muhafaza olmuş koca ağaç bizi selamladı. Sonra sağa doğru soğuk ve çok olmayan suyun içinde ilerledik. Yusufcuklar ellerimizdeki kameralara konuyordu. Vadinin yüzeyi yeşillikler ile doluydu ve adeta bir süngerden su akar gibi heryerinden su akıyordu. En çok da bu manzara duygulu bir yüreğin içinde gezindiğim hissini verdi. Saklıkent'ten 500 metre önde olan bu yeri önce gezmiştik. Muhteşemdi #gizlibahçenin sonu dalları gökten sarkıyormuş gibi olan ağaçların gölgesinde şelale ile bitti. İlerledikçe nefesimin açıldığını ruhumun bu muhteşem manzara ile cennet muştusu içtiğini hissetmiştim. Burayı bırakmak zor oldu,tıkanarak çıktım indiğim yokuşu... Sanki sevdiğin bir şeyden zoraki ayrılmak gibi birşeydi. İnsan cennet gibi yüreği terk etmek ister mi,kim ister katılaşmış yerde baki yaşamak?... İşte öyle birşey... Rabbimiz baki cennetine alsın bizi... Bu dünyada ruhumuz ile cennete erişenlerden olmak nasibimiz olsun. Cennet korunmuş bahçe demek ya... Elhamdülillahi rabbil alemin. Estağfirullah el Azîm. 
@ikraela #gizlibahçe #saklıkentkanyonu #fethiye






0 yorum:

Yorum Gönderme