Pazar, Aralık 16, 2018 By: Oku Arz

Seyr-i Kübra 3



Yeni bir şehre taşınmak yeni bir kitabı okumaya başlamak gibi...

Bu sabah yeni kitabımın içinde yürürken yeni bir şey fark ettim.

Her zaman giriş yaptığım sokaktan değil çıktığım sokaktan giriş yapmıştım.An an evleri,bahçeleri alıştığım yere benzetememekten kaybolmuşluk telaşı yaşadım ki yok o dolaştığım sokaklardı.Fakat yola tersinden girdiğim için aynalar farklılaştı.İşaret diye zihnime yazdıklarımın çoğu kayboldu,fakat yürüdükçe tanıdık izlerin kendini belli etmesi, evimin yolunu bulmaya yetti.
O arayışta anladım ki Kerim kitabımız Kur'an bir hidayet şehri.
Hatta Dünya da kocaman bir şehir.Belki de kainatta...
Peki biz şehr-i Dünyayı bir solukta okuyabilir miyiz?
Okuyamayız değil mi?
Hep olduğumuz yeri hep aynı okuyabilir miyiz?Alışkanlık,gevşeme,acı,tatlı haller hep bakışımızı değiştirir.Her halde kitabını okumayı hal edenler,detayları fark eder,izleri tanır,işaretlerde ki anlamı çözer.
Kur'an şehrine ilk defa gelen yeni bir şehri görmenin şaşkınlığını yaşar,en önce daha önce hiç görmediklerini fark eder.Fakat neyin nerede olduğunu hemen öğrenemez,o şehri tanımak için girdiği sokaklara birkaçkez girmesi,başladığı yere geri dönmesi,çıktığı yerdende bazen başlaması gerekir.
Velhasıl bu söz bayağı uzadı fakat Kur'an şehrine giren kâh Musa (a.s) ile yürür,kâh İbrahim (a.s) ile...
Babası ona taşlarım seni diyince o da oradadır,içi burkulur...Ruhu o şehirdedir.Fatiha kapısından girilen...doğru yolu talep edenlere evinin yolu buldurulur...
@ikraela
.

0 yorum:

Yorum Gönderme