Perşembe, Mayıs 24, 2018 By: İkra Ela

Hikmet 4 merhametli sevgi


Gerçek ve örnek sevgi Muhammed (s.a.v ) i sevgidir.Birbirine selam olan sevgi.

Adı merhamet

Segiyi koruyan merhamet,sevgi ile koruyan merhamet.

O zar yırtıldı,talan oldu o özü sinekler sömürüyor.

Ben nerden bilirdim ehramı!

Ben nereden bilirdim ki ehramı?

Tül gibi saran zarı ben nereden bilirdim?

Göğüm mü yarıldı nedir?

Yıldızlarım mı söndü?

Fitne fücur denizlerim mi aktı?

Uykuda ki canavarlarım mı uyandı?

Ah neyi öne aldım neyi sonraya bıraktım ah!

Ehram nedir ben nerden bilirdim!
"O ki seni yarattı, düzene koydu ve dengeli(adil)kıldı."(İnfitar 5)

Ah merhamet,takvam ince bir zar gibi beni saran örtüm.Korunağım,ah Meryem örtüm...

Ben nereden bilirdim o ehramı?

Kalın örtmüşüm küflenmiş içim,örtmemişim açıkta kalmışım, sinekler yemiş ruhumu sevgi ile yaratılan ruhumu...

Affet ya Muin affet!

Sevgi ile yaratılan insan merhamet örtüsünü ince bir tül gibi sarmayınca sevgi kontrolden kaçtı şehvet denizleri aktı.Nefiste ki canavarlar uyandı.

Bebeğini dahi merhamet ile değil şehvet ile sevdi insan.Bebek merhameti anlayamadı,şehvet şerbetini öyle içti ki yırtıcı bir kuş oldu.

O işte o hiristiyanların unuttuğu kutsal ruh merhamettir.Bebekleri kutsarken meryem eli ile merhameti unutmayacaklarına verdikleri sözdü...

Hayatın ters yüz olmadan hayatını ters yüz et!"Neyi öne aldım neyi sonraya bıraktım" gemi kıyıya vurmadan evvel!Bir an önce...



                       

Bu fotoğraflar bir tek çizim,benim elim ile ve geçmiş en alt bilincimde uykuda bekleyen anım fakat fotoğrafları ters yüz yayınladım.Ters çekimi aslında bilerek çekmedim.Fotoğrafı saat yönünde düzenlerken dam,taban olarak görünüyordu.İçimiz ve dışımız gibi... Cennet masumiyetinde çocukluk heyecanım...evet hep özlediğim saf duruluğum,merakım,inişim,çıkışlarım bunca sözü bana söylemek için bekleyen film şeridim.Oku kitabını der gibi!
Öne aldıklarım ve sonraya bıraktıklarım,takvalı ne kadar olabildin yazgım ah!

Ben nereden bilirdim takva nedir?Mis gibi korunuyorken çocuk cennetinde..
Ah öyle şeyler açıldı ki şu bellekten,perçemimden sürükledi.Canıma ah düştü!
Adem ve Havvanın o ısırığı ayan oldu.Evde daha anaannem döneminde beyaz tülbent ile örtü örterlerdi hanımlar.Ta sinelerini örterdi.Yeddi beyza renginde yedi duyguya zar olmuş yeddi beyza örtüsü,annem de örterdi,üzüm salkımlı boncuk oyalı.Sonraları asma dallı figürler ile boyandı,iğne oyaları ile çiçeklere bezendi.O korunak artık renkler ile boyanmaya başladı.
Ehram diye bir örtüde vardı. Dışarıya çıkarken.Meğer o merhametmiş/esirgeyen/koruyan
ErhamurRahimin isminden ışıltıymış.
Ben nereden bilirdim Ehramı!
Evimizin bibisi derdi birde ehrama"mahrama"
Biz var ya biz "Merhaba"derken de merhamet dermişiz birbirimize... Korunmak,korumak,takva!Peygamberimizin takvası gibi birbirine selam olan takva.
Ziynetlerini açık etmeme!
Topuklarını yere vurmama!
Rahat merhamet ile olurmuş.Kim merhametini yırtmış sevgisi dahi zulüm olmuş...



Örtüsünü öyle açıkta bırakmış ki olur olmaz yerde olur olmaz yüzlere zaaflarını açık etmiş,duygularını,hasretlerini,sevgisini,rüyalarını.Sinek gibi üşüşmüşler o pekmeze.Bulmuşlar bir bal kaçarlar mı hiç!Berbat etmişler yapılanı edileni.

Önceki resimde hikayelediğim anımda görülen dam toprak dam ve o damın üzerinde bakır sinilerde dut pekmezi oldururlardı.Fakat üzeri açık olurdu.Sinekler dalardı içine.Hanımlar onu seçerlerdi içinden,tabi ne kadar seçilebiliniyorsa...

Fakat reçel yaptıklarında bir tül ile o özü sineklerden korurlardı.

Peki pekmeze niye örtü germezlerdi.Çünkü çoktu,hangi biriyle uğraşacaklardı.

Reçel ise değerliydi az ve para ile alınmış üründen yapılıyordu.Değerli olan ziyan olmamalıydı.

Ah takva korunma örtümüzde öyle oldu.Merhamet örtümüz sevgimizin dahi merhametli olması gereken örtü yırtıldı. Kimi bu örtüyü öyle kalınlaştırdı ki eve kapattı,küflendirdi. Kimi merhameti kökten kaldırdı. Şehvet azdı. Sular coştu.

Bebek sevgi ile yaratıldı.Nefsini koruması ilham edildi. Bebeğin öz cevherinde sevgi vardı. Tertemiz saf sevgi,merhamet ile korunan sevgi.Bu koruma ilham edildi. Fakat insan ne zaman Âdem ve Havva hatasına ısırığına diş atsa o takva delindi.Şehvet uyandı.

Bebeğini dahi merhametli korunaklı sevgi ile değil,tüm arzu ve ihtiraslar için kullanan etti.

Hani o cevheri en güzel koruyacaktın.Kendi çocuğuna dahi ihtiras ile avcı da oldun.

İnsan hem av hem de avcı da.Av/uçlarımız buna ayan...

             

    Ben nereden bilirdim Hucurat'ı

Ben Hucurat'ı nereden bilirdim ki?

Zihnimi,kalbimi,yolumu açacak bir ışık araken.Karanlığımın içine bir tarık ararken...

Ben nereden bilirdim ki Hucurat'ı, hücrelerime kadar nufuz edecek o mecid kitabın sözünü!Her odacığıma girip arındıracağını...

Ah zihnimin her hücresine aks eden söz her bir hakikat bağını kuracağını...

Susunca,ağır o mübarek kalpten inen söze kulak kesilince,evet evet vallahi evet üçkaranlığın içinden fırlamak gibi,bir hayat nefesi gibi sen boğulduğun yerde bir kalp pompası gibi hayat üflüyor canına,hücre hücre ayılıyorsun.

Su'izan ile değil hüsnü zan ile o meclisi duyunca..

Ah Münib oluyor kalbin,cehren söylediklerine,yaptıklarına bin pişman, ben nereden bilirdim pişman olan Münib kalbi.Ah!

Ben nereden bilirdim Hucurat'tan sonra Kâf'ın geldiğini...

Estağfirullah el Azim el Mecit el Veli el Halim Hû Bakî Hû illa Hû...

İkra Ela


#instagramyazılarım


@ikraela


#sevgi


#merhamet

#sessizkalma

#nedenselamdankoptuk

0 yorum:

Yorum Gönder