Cuma, Mayıs 26, 2017 By: İkra Ela

Yüzleşme

Üzerinden uzun zaman geçmiş kirli yünleri temizlemek hayli yorucuydu.
Özellikle çırpma işi,ben de dağıldım onunla,ne kadar yüküm varsa haşyetten uçuştu paramparça.Kirli temiz ne varsa saçıldı etrafa...
Biz anneler geleneklerimizden öyle kolay vazgeçmeyiz.Eski sağlığımız olmasa da!
Şimdiye kadar yün yorganlarda sarıp belediğimiz yavrumuzu evlenecek diye yünsüz bırakır mıyız hiç!Rabbimizin nimeti ile...
Yıkayıp, çırpıp,kurumaya bıraktığım yünden küçük bir tutamı kuzgun kaçırmaz mı? "Sen de ben de yavru beleme aşkındayız!"dedim.
Sonra bu dağılmış yünleri derleme toplama zamanı...kış gibi bir dinlendim.Eskiden kar gibi şilteye köpürdük yorganı,hazır yorganlar çıkalı bizde de bir heves bahar yüzlü nevresim aldım. Dağıtıp,temizlediğim içimi bahar çiçekleri ile köpüyorum şimdi...
Bu yazımı bir önce ki kuru yaprak fotoğraflı yazımı okursanız farklı anlamlara da ulaşırsınız.
Dağlar yün gibi atılacak ve biz kelebekler (pervaneler)gibi koşacağız Rabbimize!(Yazının tamamını Karia suresi bakışı ile okuyun)
Gerçek yüzleşmeden evvel gerçekle yüzleşmeli,içimizde ne kadar birikmiş,saklanmış tor toz,diken varsa ayıklama temizleme vakti...
Bebeklerimizi de ne ile dokumuş isek ha bu dünyada ha ahrette gerçek ile yüzleşeceğiz.
Yün yorgan eşliğinde bakalım bu hakikate...
Artık bu işler her evde yapılmıyor.Çoğunluk dışarıda ki iş yoğunluğu, gerekli ortam bulamamaktan ve işin zorluğundan yapamıyor.Hazıra kaçıyoruz.Hazıra kaçıyoruz da onu yapan da yine insan evlatları değil mi?
Üstelik her gün hep aynı yerde aynı görev üzere.Evine ekmek götürme pahasına. ..Bu garipler ihlas ile işlerini yapıyorsa ne a'lâ,nur üstüne nur. ..Helal mi helal kazanç ihlas ile,işini yaparken tefekkür bahçesinde,her bir eşya bir enstrüman olur,kalp ile zikir deminde....


Yoksa ihlas,tefekkür hergün aynı işi aynı yerde bir adım gelişmeden yapmak zulüm olur kendine. ..
Bedenimizin içinde nice bizim için görevli zerrecik memurlar yoksa dururmuydu yerinde...
Bir nokta da bir göreve tabi olmak bir bütünün bütünlüğüne nedendir.
Bir yünden nereye geldik?
Hani diyorum bütünün içinde olalım fakat bütünün içinde parçayı unutmayalım.
Yün yorgan yapamazssak da bir yün yastık yapalım. Hatta çocuklarla beraber ki onlar yünün anlattıklarını bir rüya gibi görsünler,sonra yaşasınlar,sonra tefekkür etsinler.Sonra bir yün ile neler anlatıldığını anlasınlar.
Ey rüyasının yorumu için rüya yorumu sayfalarında kendi öz hayatı için yorum arayan!
Misaller alemi içinde dön bak düne çoktan rüya olan.Bugün yaptıkların dünün eseri, çok yedin sen ömrünü bari ahirine kalsın kuru başak...kim bilir saraya dönersin belki ,çölde kıtlıkta kalınca,dağlar renkli yünler gibi saçılmadan!
Hû Bakî Hû...
Ramazan gelmeden bu işimi yapayım dedim.
Ev hanımlarının çoğu da Ramazan da ibadete daha çok vakit ayırmak için ağır işlerini önceden yapar.
Beratine kavuşup kurtuluş ümidi hilalini bulan kul,Ramazana kavuşur.Ramazan irademizi iyi ve güzele kullanmayı öğrenme ayı,azalarımıza günahtan korunmayı öğretme,ruhumuzun açlığını giderme ayı...
Kur'an ile mukabele etme ayı...Kur'an ile öyle mukabele edeceğiz ki ruhumuzun gözleri aydın olacak...ruhumuz o göz aydınlığı ile ukbalara kanatlar açacak.
Sevap kumbarasını çoğaltmak için uyuya uyuya gidip esneye esneye Kur'an okumayacağız.
Kur'an'ı sadece lafzı ile dinlemek,tamam o da güzel, dere kenarında suyun sesini dinlemek gibi,sevap da olur.Peki bu sevap kumbarası,evimizde ki bozuk para kumbarasına istemeye istemeye öylesine attığımız günde bir tane ve ya bir iki tane para gibi mi olsa iyi yoksa evde ki elektrikli aletlerin çalışması ile hızla dönen elektrik sayacı gibi mi?
Hani amellerimizi sevap için yapıyorsak hangisi kârlı?
Hızla çalışan elektrik sayacı gibi olanı değil mi?
Kur'an ile anlayarak mukabele de zor olana göğüs germektir.Aklı kalbi çalıştırmak, yüzleşmektir,aynalarda kendimiz ile yüzleşmek kendimizi bulmaktır. Sevap hanemizi hızla doldurduğu gibi bize hem dünyada hem ahrette iyilik kapısı açar.
Peki biz sevap kumbaramızı çoğaltmak istediğimizde bu benim için bu sevdiklerim için bu da Allah için diye bir ayrım yapıyor muyuz?
Yapıyorsak bilmiyorum işimiz zor,Rabbim bilir.


İnşirah suresi kalbi ile yürür isek,bize her işin yolunu açanın Rahman Rahîm Allah olduğunu görürüz.İşler bizim gözümüzde büyür fakat Rabbimiz "zorluktan sonra kolaylık var"der bize bu zorluktan sonra kolaylık dünyada ki en çekirdek işlerimizde de kendini gösterdiği gibi dünya zorluğuna katlanmanın ahir kolaylığına kavuşma müjdesidir de.
Bu dünyada"Boş kaldığında kalk ve yorul,sadece Rabbinden ümit et ve ona yönel"ayetini yaşamak ihlas ile yeryüzünde dolaşmanın anahtarıdır.

Evimizde ki tüm elektrikli aletlerin düzenli olarak hergün çalışması gibi.
Sayaç çalışır,bizim kesemizden birşeyler çıkıyor gibidir. Fakat o yine misilleri ile bize geri dönecektir ahrette.Tıpkı devlete ödediğimiz gibi yol su köprü olarak döner.Ya da özel sektörde olsa iş olanağı, alış veriş ticaret gibi.Tabi insan hata,kusur, günah işleye biliyor.Rabbimiz ise Adl,Hakk,Rahman Rahîm'dir.Ahrette ki hesabı da hak ile olacaktır. Mağfiretine sığınıyoruz.
Her ne yapıyorsak Rabbimizin rızası için insanlardan,mükafat hatta teşekkür dahi beklemeden yapıyorsak sayaç sürekli çalışır.Bıkkınlık gelmez,ne iş olsa aşk ile koşulur.Bazen öyle anda bir kardeşimizin iffetine laf atılıyorsa biz o onun onurunu koruyacak söz edersek o sayaç belki bir asır bir fabrika çalıştırsak o kadar hızlı dönmez.
Ya da elden ayaktan düşmüş bir çaresize onu aşağılamadan,başına kalkmadan temizliğini yapmış yatağını temizlemiş isek o sayaç öyle bir çalışır ki melekler aşk ile coşar.


Bunu evde ki elektrikli aletlere benzetirsek bir gece lambası sayacı belli belirsiz döndürürken elektrikli bir fırın uçurur.
Birde evde yetim varsa,onun hakkını onun yerine muhafaza ediliyorsa bir de başına kalkılıp azarlanmıyor aşk ile sevgi ile bakılıyorsa onu da evde ki çok yakan bir çok lambanın beraber çalışmasına benzetsek evde ki bu aşkın güce sayaç dahi dayanmaz değil mi!
Artık bir sevap evimiz değil sevap fabrikalarımız olur.
Rabbimiz sevap kumbaramızı çoğaltığı gibi kalbimizi de daha fazla sevap işlemek için güçlendirir.
Yaptığımız her iyilik nur olur en başta kendi gönül dünyamızı aydınlatır.
Bize emanet olan canlara da nur oluruz o zaman.Yüzlerine aşkla bakar takva ile koşarız.
Rabbimiz ne A'lâ ekrem.Sadece ona kul olmamızı isteyerek bize sonsuz mutluluğun kapısını açıyor.
Rabbim Senin uğruna yaşat beni,Senin uğruna al nefesimi uyandığımda Seni bulayım.

Zordur fakat kolaylaştıran Rabbimizdir.Allah için bir yola çıkmak ve Onun için dönmek zordur.Dönüş daraldıkça iş zorlaşır fakat sonu hayır ve kolaylıktır.
Tüm yorgancı ve nakkaşlardan da özür dilerim.İşi pişiren ile çırak bir olur mu?Ahir de ki kolaylık için yorganımızı köpümeye devam,ipliğini eğirip sağlamlaştıran kadının yeniden ipini bozması gibi değil!
Sağlamlaştırdığımız bağlarımızı tekrar bozmamız yaptığımız iyilikleri boşa çıkarır.
İp eğirmeyi ise ninelerimiz bilirdi.Hangimiz evimizde ip eğirdi ki?


Değil mi bir yünü temizleyip iplik yapmak zor iştir?Onun ile dokunurdu hayatlar.Yok hayatımızın içinde yok ki bağ yapmak?Anlaya mıyoruz hayatı özünden,rüyası dahi görülmez oldu?Kaldı ki misali bilinsin?
Önce zorluklara göğüs gereceğiz,İsmail'i (as)teslimiyet,ibrahim'i yürüyüş ile ki o masumiyet kuzusu cennetten yüreğimize insin,sağalım o kuzudan hak ve batılın içinden çıkan hakikat rızkını...kırkalım yününden dokuyalım hakikat elbisemizi...
@ikraela
Sabrınız için Rabbimiz razı olsun. (Bir yünden bir çok mesel çıktı farklı caddelere açılımı da oldu.
Nahl suresi bakışı ile blogumda"Çaresizi ölüme sürükleyen kendini öldürmüştür"başlıklı yazım var, merak edenler için,zora göğüs gerenler için,bir evin dışı kadar içininde temiz olması,içi kadar dışınında temiz olması gerektiğini düşünenler için.Yaptığımız güzel işleri,bağları kendi ellerimiz ile bozmamamız için.Vesselam dostlar. )

ikra ela
instagaram @ikraela

0 yorum:

Yorum Gönder