Pazar, Mayıs 21, 2017 By: İkra Ela

Damda ki Papatyalar


Beş altı yaşlarındaydım,dedemin iki katlı kerpiç evinin merdivenlerinden inerken merdivenin bitiminde ki samanlık olduğunu o zamanlar bilmediğim mavi çivit katılmış kireçle badana yapılmış kerpiç odanın üzerinde açmış minik papatyalara bakardım.
O papatyalara nasıl ulaşabilirim diye düşünürdüm.O papatyalı toprak dama ulaşabilmek için hiç bir bağlantı görülmüyordu.Evden inen uzun merdivenin tırabzan ile o dam arasında bir buçuk metre gibi bir aralık vardı. Hayal ederdim o tırabzanın üzerinden dama çıkıp o papatyaları yakından görmeyi.Yok olmazdı beş altı yaşında ki çocuğun cüssesi neydi ki oraya ulaşsın?
Sonra erikler oldu,koca dalları o dama sarkıyordu.Al erik hamken çocukların ve gebe kadınların ağzını sulandıran gerçek.
Bir sabah uyanıp merdivenin başında ki köşke gelip gözlerimi ovuştururken,halam o damdaydı!
"Vay!Nasıl çıktı oraya?"derken.
Dama yaslanmış kocaman uzun aralıklı merdiveni gördüm.
"Oldu mu ya şimdi?"Nasıl çıktılarını anlamıştım fakat benim için yine hüsrandı.
Merdivenin aralığı o kadar genişti ki ben çıkamazdım.Yine kurgular,korkular arasında o koca aralıklı merdivenden çıktım.O koca erik ağacının dallarından minik ellerim ile bana bir zaman sonra olmak ve ölmek hakikatini anlatacak eriklerden yedim.Ne muhteşemdi minik cüssemin içinde büyük bir kalp ile o heyecanı yaşamak!
Merdivenden inmek çıkmaktan daha korkunçtu!
...
İşte ben her bahar bu heyecanı her bahar çiçeği gibi anımsar ve tekrar tekrar yaşarım.Her papatya da her merdivende her kerpiç damda bu hatıram alevlenir bende...
Fotoğrafı kızım benim için çekmiş.Minik kalbinin aşkın sevgisi...Bize bu halleri yaşatan Rahman Rahîm Rabbimize sonsuz şükürler olsun.
Hayat inişler ve çıkışlar halinde kemale gider.Bu konu da çok mesel var ve açılacak hakikat, devam etsin mi?


Toprak damın üzerinde gülümseyen papatyalara hayran olan çocuk kalbim,dedemin kerpiç evinde ki büyük odada yürürken duyduğum gıcırtıya da hayrandı.O odanın önünde ki, benim aradan düşebileceğim kadar geniş korkuluklu tahta köşkten; papatyalı damın ardında ki koca kavak ağaçlarını seyretmek ayrıca hayranlık vesilemdi.
Çocuklar fıtri olarak hayrandır yaratılışa,ellerini,kendilerini,hallerini ve hatta kelimeleri dahi bilmeden hayrandır.
Rahman Rahim Rabbimiz her şeyin fıtratını güzellikle incelik ile tasvir edip,terbiye eden.
Her bir tohum nazlı uykusundan en latif şekilde uyandırılıyor.
Borçluyuz değil mi Rabbimize? Küçük büyük sevgileri,kalpleri,akılları,yolları, tohumları,kelimeleri,dilimizi,gözümüzü,binbir renkli çiçekleri, kelebeklerin nakış nakış kanatlarını, ruhumuzu kalbimize açan,kalbimizi ruhumuza açan,kendimizi kendimize açan,ufkumuzu ukbaya açan... Fâlik, Rauf-ur Rahîm, Vedûd ey!
***
"O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?"
Rahman suresi 28.ayet

ikra ela

instagram@ikraela

0 yorum:

Yorum Gönder