Pazartesi, Mayıs 22, 2017 By: İkra Ela

Bize Nur YOK MU?


Bir insan kıymet verdiği bir yazarın kitabını okumak istese...Bu kitap kendini geliştirmek ve yapmak istedikleri için rehber özelliğinde olsa...

O:"O kitap olsaydı her gün okurdum,söylediği ne varsa uygulardım"dese ,yana yakıla çevresine de konuyu açsa...
Bu kitabın yazarı bunu bir şekilde duysa,o kişinin adresini bulup imzalı kitabını hediye gönderse mesela!
O kişi o sürprize çok sevinir ve teşekkür eder,minnet duyardı.
Peki ilk heyecan ile ettiği teşekkür ardından,kitaba hakkı ile değerini verir miydi?
Bir kaç sayfa okuyup,sıkıcı mı bulurdu.Ya da kendine ağır mı gelirdi? Ya da heyecan içinde okuyup,bitirip uygulamaya gelince "Çok yorucu,bunları yapamam ki!"gibi bahaneler ile kitaba sırt mı çevirirdi?Ya da işine geleni uygular işine gelmeyene kulak mı tıkardı?
Yani meseleyi istediğimiz kadar uzatabiliriz.
Kerim kitabımız Kur'an Rahman Rahîm Rabbimizin sözü...Ve biz gerçek teşekkür edenlerden miyiz?
Rabbimiz a'lâ kelamı ile bize nur vermek istiyor.İnsan kendine nur istemez mi?


                     

 İnsan sevgili ile muhabbet etmek ister.
Âh sevgili!En sevgili!
Bütün cüzi sevgiler ölür o sevgi nurundan...
Onu övmek muhabbettir.Sevgi muhabbet ister.Özden sevgi,aşkın sevgi... her yerde o vardır. Gölgeler dahi o olur.
Hepimiz bebekliğimizden itibaren o özgün sevgiyi anne sütü gibi yudumlarız.
O bir nurdur,değdiği yeri coşturur,sesi,kelimesi,bakışı en ölü hücreyi dahi cana getirir.
İnsan neden nur istemez ki !
Neden elinin tersi ile yok sayar, neden set olur,kibir,öfke duvarları ile?
Sevginin tezahürü insanda cüzidir.Akleden bir kalbe kavuşmayan için yakıcı yıkıcı olabilir. Manevi erginliğe kavuşana dek biraz gölgelemek yeni gelişen fidanın gelişmesi gibidir.
İnsanın dış dünyası güneşin doğması ile aydınlanıyorsa,iç dünyası da nurlanmaya ihtiyaçlıdır.
İnsanın iç dünyasında da baki sönmeyecek nur ancak Rabbimizin verdiği nurdur.
Rabbini bilmeyen bir iç dünyada olan ışıkların hepsi saman alevi gibidir.
Kur'an Rabbimizden bize ikram nur'dur.Sevgi gibi,merhamet gibi...
Zahir güneş doğmadan uyanıp Kur'an sofrasına esma-i hüsna ile oturan,özünden yudumlar o sözleri,sevgiyi,muhabbeti....
Dünya yüzünde sevgiyi söndürebiliyorlar mı?
O bir gülün gül dudaklarından rahiyasını duyurur.O koku yarar sadrı nur akar o dereden...
Hû Bakî Hû...
Ğafur- ur Vedûd'um ey!
@ikraela

0 yorum:

Yorum Gönder