Cumartesi, Şubat 25, 2017 By: İkra Ela

Evet bir zamanlar ,"Allah ne güzel yaratmış."demek serbest değildi!



Orta okul sıralarındayken sağlık bilgisi dersinde,hoca iç organlarımızı anlatırdı.
Ben hayret ederdim...
Benim içimde,benim onlardan habersiz,benim için bıkmadan tıkır tıkır çalışan,benim onlarla tek tek ilgilenmemi beklemeyen organlarıma!
Tek tek herbirini elime alıp hergün tek tek temizliklerini yapmam gerekseydi ya?
İç organlarımızın resmini çizerdik bir de...
Bir tuaf olurdum.İçimde hiç de bana yakın gelmeyen fakat bir o kadarda uzak organlarım ile yaşamaktan!
Boynumu büker"Allah ne muhteşem,ne ilginç yaratmış."derdim,sınıf da kendi iç dünyamda.Öğretmenim de ve arkadaşlarım da benim gibi hayal ediyorlardı belki de o zamanda...
Din kültürü ve ahlak dersi dışında Allah ismi ne kitaplarda ne de derslerde dillendirilmezdi....
Evet bir zamanlar ,"Allah ne güzel yaratmış."demek serbest değildi!
"Allah'ım Sen ne güzel yaratansın,hiç yoktan varlık sahasına koydun beni,dillendirdin beni,akletmemi nasip ettin.Şahidim Allah'ım en güzel isimlerine!"
Rabbimiz ne güzel! Bizlere baki Onu anışlar nasip etsin.Onu anmak ile başlar anlam,hayatın,kendimizin.Hû Allah Hû!


Evet bir zamanlar okul derslerinde din kültürü ve ahlak dersi dışında,hiç bir ders anlatımının içinde Allah anılmazdı.Kalbimize gelir ve susardık.Bu seksen dört yıllarında klasik eğitim metodu ile yaşadıklarımız ve yaşadıklarımızın süreçleri ile ilgili tefekkürlerimdir ve hep tazedir,günceldir...

'Din Kültürü ve ahlak dersi'cümlesi dahi bir birinden kopuktu.Halbuki din güzel ahlak insanda tamamlansın,insan hem Rabbini tanısın,bilsin böylece hem kendini tanısın bilsin diye vardır. Var oluşunun bir anlamı olduğunu bilerek mutmain olsun,huzuru bulsun.Allah'a kul olarak dünyada kendini bağlayan tüm noksan,batıp,kaybolan yaratılmışların esararetinden kurtulsun doğru yolda hakikat ile yürüyebilsin diyedir.Din hayatın özüdür.O özü çekip hayattan çıkarmak istediler.
Ne yazık ki ;"Allah var fakat sen yokmuş gibi yaşa"fikrini bizlere kanıksatmak istediler.Namazını,duanı kısaca Allah'ı anmayı, bilmeyi,Onun eserlerine teşekkür etmeyi gizli yap da nasıl yaparsan yap dediler! "Aman aman bizim çocuklar sizi görüp duymasın! "
dediler adeta...
"Selamun aleyküm"demenin Allah selamı olduğunu öğrenince onur ve sevinç ile hiç kim ne der korkusu yaşamadan demeye başladım. Genelde erkek ağzından duymaya alışanlar ya da çağa aykırı görenlerin tepkisi ise ayrı ayrı manalar taşıyordu..Mimiklerde ki alaycı, hırslı kinli bakışlar ya da şaşıran bakışlar vardı...
Bilenler ya da Allah'ı sevenler ise sevgi ile hoşluk ile karşılardı.Ya da her insanın duygusuna,düşüncesine,inancına saygı duyanlar saygı ile karşılardı.

Kalplerdekini ortaya çıkaran söz ne muhteşem!


"Selam"derlerdi,bu fazla kınanmazdı,fakat "Selamunaleyküm"demek öyle kolay mıydı?
Anlamını bilmediğimiz halde" Merhaba"derdik.Halbuki "Selamun aleyküm!"sözüne tepkili olanlar "Merhaba"kelimesini rahatlıkla kullanırdı.Merhaba demenin rahatlık temennisi,Kur'an'da geçen arapça kelime olduğunu bilmeden!
Şimdiler de " İnşâAllah,Maşaallah"kelimelerinin anlamını ve Kur'an'da emir şekilde geçtiğini,Kur'an ile hemhal olanlar bilir, fakat Kur'an sofrasına oturmayanlar bu kelimeleri"Kesinlikle olsun, nazar değmesin."anlamında kullanır.
Allah'a şükürler olsun ki,Rabbimiz herbirimize ayrı akıl,kalp vermiş.Akıl ve kalbimizi Allah sevgisine bağlayınca ister istemez olan bitenlerde mutlaka hak bir hakikat vardır diyorsun...Ve yana yana anlama koşuyorsun...


"Allah'ın sana verdikleriyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma. Allah'ınsana ihsan ettiği gibi sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk isteyip-çıkarma. Allah bozguncuları sevmez."(28-Kasas 77)
Yıllar şahittir,bende geçenlerde bir kaç adres yazarken tam da anahtar ile ilgili tefekkür ederken şahit oldum ki!Nice anahtar sahiplerinin ismi yeryüzünden silinip gidiyor.Ne sokaklar da ne caddelerde,ne okullarda ne parklarda kalmıyor.
Bir şehrin anahtarı verilmiş olanların,bir memleketin anahtarı verilmiş olanların,ticaret anahtarı olanların isimleri silinmiş yeni anahtar sahiplerine iade edilmiş.
Allah'ı anmaya engel koyanların hepsi batıp gitmiş...

"Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarma. O'ndan başka ilah yoktur.O'nun vechinden başka her şey yok olacaktır. Hüküm O'nundur ve siz (bu yokluktan sonra yeniden yaratılıp) O'na döndürüleceksiniz.(28-Kasas 88)

Ey bizim Rahman Rahîm Rabbimiz bize verdiğin ilim,bilim,zeka,dil,kalp,duygu,gönül,nefs anahtarları ile dünyaya dalıp ahret evimizi unutanlardan olmaktan Sana sığınırız.Senin vechin bakidir,batıp,,sönen,kaybolanlara yalvarmaktan,onlardan ümit besleyip onlara bağlanmaktan koru bizi!


"Karun, Musa'nın kavmindendi fakat onlara karşı azgınlaştı. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, onun anahtarları (bile taşımak için) kalabalık ve güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Hani kavmi ona demişti ki "Şımarma(böbürlenme), Allah şımaranları(böbürlenenleri)sevmez."(28-Kaas 76)

Onlar hep söndüler bizde söneceğiz,sözlerimiz de sönecek,yaptıklarımız da.. bizden bir taş kalacak,o da ufalanıp kayıp olacak bu dünyada.
Yazdıklarımız kayıp olmasın, bizden mühür olsun diye isim veriyoruz bu dünyada...Şimdi elimizde ki bilgisayarlarda silinir,kaybolur diye kağıtlara yazıyoruz hatta neredeyse taşa yazacağız düşüncelerimizi,duygularımızı...
Taşa resmedenlerde var ya!
Onlarda söndüler,anlatmak istedikleride,kalanlar bölük pörçük...
Ey bizim Rahman Rabbimiz Senin rızanı arayarak sadece Senden ümit ederek verdiğin anahtarların hakkını yapmayı nasip et!
Şimdi yaptıklarımızı okumamız şahittir! Tam manası ile okuyacağımız o mahşer gününde ğufran'ına sığınıyoruz.
Baki Sensin,Sen daim yaratansın,terbiye edensin Rabbimiz. Senin vechini arayanlardan eyle bizi!
Ahret yurdumuzda Sana oNurlu bir yüz ile kavuşmak nasip et!

Âmin ya Muîn!
Sabrınız için Rabbimiz razı olsun.


ikra ela
instagram @ikraela

0 yorum:

Yorum Gönder