Perşembe, Ocak 05, 2017 By: İkra Ela

Kar,kardan adam,kardan zikirler





Ben kendi çektiğim kar manzarası resmi paylaşamıyorum.Fakat bana memleketten sıcak sıcak gönderiyorlar canlar...
Ne güzel değil mi memleketten peynir,pekmez,tandır gibi...
Memleket havası, canın yarısı. Bu gördüğünüz caddedeydi evim,fakat penceresi arka sokağa bakardı...
Gariptim biraz kendi yurdumda annem babam uzaktaydı.
On dört senem geçti Kur'an ile içli dışlı olduk orada,o gelmezse ben giderdim,ben gitmezsem o gelirdi,gece gündüz de demezdik.Derin derin özlerdik birbirimizi..
Ya Allah Keremin'e şükrüm.Üşüyen sadrıma sıcak sözler bağışladın ya!Ben nereden bulurdum teselli bir söz,uyurdum bağrında!
Yerli değiliz biliyorum,ahirliyiz,gerçekte cennettir evimiz,ondandır her taze ayet ayet inene heyecanımız,ondandır gülü de ona benzetiriz.
İşte tam aynısı değil bu garip kaldığımız yurt,sadece bir benzeri!
Kar dahi yere düşmeden eriyor...
Ya Karîb bizi bize bırakma,yurtsuz kalan canlara yeniden hiç umulmadık cennet kokulu yurtlar bağışla,onlar öyle sarılsınlar ki birbirlerine,kuyuya atan,değerini düşüren kardeşleri şaşırsın.
Hasretten gözlerine ağ düşen babalar Yusuf diye bulsunlar yavrularını ya Gâlib Hû...



"Ben kendi çektiğim kar manzarası resmi paylaşamıyorum "demiştim gündüz paylaşımımda.Sıcak sıcak dua olup düştüler sanki!
Memleketten gelmişler gibi...

Duamı tekrarlıyorum yine,tez gelen kar çiçekleri gibi!Tez bitsin gariplerin çilesi,yurtlarına dönemeselerde yeni yurtlarında ihlas ile huzura kavuşsunlar,garip görülmesinler,garip bulunmasınlar ya Karîb!


Ya Karîb bizi bize bırakma,yurtsuz kalan canlara yeniden hiç umulmadık cennet kokulu yurtlar bağışla,onlar öyle sarılsınlar ki birbirlerine,kuyuya atan,değerini düşüren kardeşleri şaşırsın.
Hasretten gözlerine ağ düşen babalar Yusuf diye bulsunlar yavrularını ya Gâlib Hû...

                                       


Umutsuzluk yok!Bakın dün elimde sadece bir yok vardı!
Rabbimiz el-Ekrem...

Gece kar'ın beyazının etkisi ile sanki bir duha vaktiydi.
Gece olduğuna inanılmayacak kadar...
Kış ihtiyarlığın,beli büküklüğün,yalnızlığın,tükenmişliğin,kefenin,ölümün hakikatli görseliyken,o gecede ki kar giymiş yeryüzünün duha vakti hali:Ey hiç durmadan tükenişe giden,kurumuş yenik ekinler gibi ne boynunu eğdin!Yeryüzüne bu kar'ı olduran,Seni de tekrar oldurmaya kadirdir.Sevdiklerinide!
Görmüyor musun?Senin için halden hale olan su damlacığını?Sen ki bir damlacık ile üç karanlıkta üç halden dokuz ayda gözler,kulaklar,eller,ayaklar,kalp,akıl kazanmadın mı?
Tasalanmayı bırak,sana verilen servet ile ahretini kazanma hakkı sunulmuş sana!Elimiz,dilimiz,ayaklarımız ile yaptığımız amel-i salihi götüreceğiz."

Ya Allah bizi bizim için yarattığın hakikatimize yönelt!İhtirastan,hırstan koru bizi!Sadece sana yönelen kalp ver ki bize ışığımız baki olsun!
Ya Allah Hû...



Yeniden yeniden koşsam çocukluğuma,sarılsam ona...
Ya Allah,ya Vehhap Hû...


                            



Parmak izlerimiz gibi,her biri ayrı nakışta olan kar taneleri,herbiri birbirine benzese de aynı olmayan tablolar oldular.
Gözlerimiz,gönüllerimiz taze hayretler ile coştu.

"Sebbihısme rabbikel'a'la."A'lâ suresi 1


"Doğrusu felah buldu (günahtan) temizlenen."A'lâ suresi 14.ayet

Temizlenmenin,paklığın şahidi kar tanesi...
Hergün her namazda ve hatırlayıp her seferde okuduğumuz Fatiha suresinin müminlerin nefsine ayet ayet inişi gibi,indikçe temizleyen,anladıkça amel-i salihe dönen ya Hadî esmasının tecellisi...
Her doğru yol talep edene ayrı ayrı nakşeden,ya Allah Hadî Hû

Sensin hidayet isteyene Hadî olan.Sensin namazı dürüst kılanı bilen,kimse kimsenin kalbini duyamaz.Duyan Sensin Rabbimiz,Sensin kirlenen su damlacıklarını en saf hale yeniden yeniden dönderen.

Bizi kendi nefsimize bırakma,toprağımızda gül bitsin,bizi bize bırakma yüreğimiz gül olsun,bize gelen bizden gül kokusu duysun.Ya Allah ya Hadî Hû...

ikra ela




0 yorum:

Yorum Gönder