Cuma, Aralık 16, 2016 By: İkra Ela

Ya Mahbûb


Artık, akşamları net gören gözlerimin nur'u yavaş yavaş bende çekilirken,karanlık çökmeden okuyacağım kitapların telaşı beni sardı. 
Fark ettim ki gece de görebilmek ışığının olması en derinde ki gizlenmiş ışıkları farkedebilmektir.En başta kendi içinde kendi özünde...Kendi özünde yanan ışık oldukça hakikate net vakıf olabiliyorsun.Yok o ışık yoksa ne kadar lamba açsan nafile.İlla özden,özünden bir ışık olacak...

Gün ışığında gördüklerini gece görememek onların yok olduğunu göstermiyor.Sadece sen ışığını kaybediyorsun.Sen ışığını kaybettin diye hakikat yok değil.

Doktora gidip bir gözlük alacağım inşallah,fakat ilginç olanı gecede de yeterli ışığa kavuşmuşsan yine aynı netliği bulabiliyorsun.
Mesela elimde ki telefonun parlaklığı ve ya tabletimin ışık seviyesi gece görüşüme sebep, hamd olsun.

Küçük ve silik yazılı olan kitaplarımı ise bu nedenle gün ışığında okumaya çalışıyorum.
Gece ise tabletten okumalarım var.erisale'ye başladım birkaç aydır.
Kur'an'ım ise Allah'a şükür hem net yazılı hem de büyük,hem internettende farklı meallerden okuma yapabiliyorsun.
"Zaman Aynası Namaz"kitabında kaldığım yerde pek bir tevafuk etti.
Ömrümüzde bize verilen ışık solmadan,alabildiğine yüreğimize ışık dolduralım.Yoksa karanlığımızda nefes alamayız.Allah'ın zikri ile hak ne varsa...
*
Ya Mahbûb bizi karanlıktan muhafaza et.Gönlümüze öyle bir nur ver ki ahirimizde de bizimle olsun.Amin.

   

Bugün Mahbûb esma-u hüsnasını tanımak nasip oldu.Şükürler olsun Mahbûb'uma.
Senai Demirci'nin 99esma 99dua adlı eserinde kaldığım yerde de Mahbûb esması tevafuk etti.
Hali ile duygulandım,Mahbûb; "Sevilmeye lâyık olan O'dur.Bütün muhabbetlerin aslı O'nun muhabetidir.Bütün güzellikler O'nun takdiridir."
Meğerse bir çileği görünce onun muhteşem rengi,şekli,yaprakları ve muazzam kokusu içini feth ederken "Mahbûb" dermişiz,"Allah'ım Sen çileği ne kadar güzel yaratmışsın."derken,ondanmış hasretimiz burun direğini sızlatan,ondan azcık mecnuna dönmüşüz.
Yunus ile yüreğimiz çarpmış sarı çiçeklerle hasret gidermişiz,ondan gri duvarları değil mavi gökyüzünü aramış yüreğimiz..
Mahbûb'um ey!
Ya bizi yaratıp! Yaratmasaydın güllerini,bülbüller nasıl bulacaktı kendini!Ey gülü yaratan gül et bizi!
instagram @ikraela

0 yorum:

Yorum Gönder