Pazar, Kasım 30, 2014 By: İkra Ela

''Gerçekten insan üzerinden öyle uzun bir süre gelip geçti ki o anılmaya değer bir şey bile değildi.



                     İTİBARIN AZİZ ALLAH'TAN                                                                                                                                               
''Gerçekten insan üzerinden öyle uzun bir süre gelip geçti ki o anılmaya değer bir şey bile değildi.''
İnsan suresi 1.ayet

 (Ama çoğu zaman) insan kendini mahveder; hakikati ne kadar inatla inkar eder o!
(İnsan hiç düşünür mü) hangi özden yaratır (Allah) onu?
Abese suresi 17.18.ayet


Rahman ve Rahim Allah kendini apaçık gören meleklere demişti ki :

''Hani Rabbin meleklere demişti ki: «Ben çamurdan bir insan yaratmaktayım.''Sâd suresi 71.ayet


''Hani Rabbın meleklere: Ben, yeryüzünde bir halife yaratacağım, demişti de melekler: Biz seni hamd ile tesbih, takdis eder dururken yeryüzünde fesad çıkarıp, kanlar dökecek kimse mi yaratacaksın? demişlerdi. Allah da: Sizin bilmediklerinizi ben bilirim, buyurmuştu.''
                                   Bakara suresi 30.ayet

Melekler biz yokken,varlığı dahi anılacak bir değerde bizi görmezken Rabbimiz yüce Allah bize değer verdi.Yok sayılmamıza,kan dökücü görülmemize razı olmadı,değerimiz için ,içimizde ki özün çıkması için imkan verdi.

''Onu yapıp ruhumdan kendisine üflediğim zaman; derhal secde edin ona.''
''Bütün melekler secde etmişlerdi, fakat İblis; o, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştu.''
                                   Sâd suresi 72.73.74.ayet

Melekler Basir olan Alim Allah'ın onların göremeyeceği ve bilemeyeceği yönlerden gördüğüne şahit oldular ve iman ettiler.
İblis iman etmedi. Allah'ın yarattıklarını gün yüzünün aydınlığı kadar gördüğü halde Allah'ın topraktan yarattığında temiz bir öz olabileceğine inanmadı.Küçük gördü,hor baktı,yüzünü ekşitti.İtibar onda kalmalıydı.Kibrinden boyun eğmedi Rabbinin emrine.
İnanmadı ve insanın cahil,aceleci ve nefsine düşkün yanlarından faydalanıp vesvesesini verdi,veriyor.
Onun derdi topraktan insanın nefsine düşünce nasıl çirkefleşeceğini  ispatlamaktı.
İspatladı!İnsanda ki çirkin,ekşi,surat asan yüzünü ortaya çıkmasına sebep olarak ebedi cennetten kovuldu.
İnsanı hor,hakir,küçük görerek,topraktan adam,adem olmaz hırsı ile;Rabbinin yarattıklarında ki rahmetini göremedi iblis.İyiliği kendine verilmiş olanağa bağladı,yaratıldığı elementten bildi.
İNSANIN YARATILMASI BELKİDE ALEMLER İÇİN İMTİHANDI.Allah doğrusunu bilir.
İblis bu imtihanı kaybetti.Ve AZDIRIP SAPTIRDIKLARI DA ONUNLA BİRLİKTE KAYBEDECEKLERDEN.
Ey insan sen yoktun ve varlıklar tarafından yok sayılandın,varlığın hiçte arzulanmıyordu.Anılacak kadar dahi değerin yoktu.Rabbin senin özünü bilendi.Sana sen yokken değer verdi.
Alemler seni kınamışken,sanki:''Bundan adam,adem olmaz,boşa emek'' der gibi...
Fakat Rabbin senden ümit kesmedi.Senin özünü bilendi,nefsini dengede tutup,parlattıkça,gözlerin kör dahi olsa hilali arayacağını bildi.Rabbini aradıkça,doğru istikamette İsrada(gece yürüyüşünde)dahi olsan Rabbini bulacak ve yükseldikçe yükselecektin.
Kör'dün sen ey insan!Yok sayılmışken kördün.Yokluğunu bilmiyordun,yok sayılmak ne demek,onu da bilmiyordun.Sana yüz çevirenleri ,sana yüz ekşitenleri dahi görmüyordun.Kendini müdafaa edecek halinde yoktu,hesap soracak halinde...
Rabbin sana değer verdi,değer vermeyenler değer vermiyor diye değil, O karanlıkta kaybolmanı istemedi,yok sayılmanı da...
Üstelik âlemlerde hiç bir varlığa vermediği cennet ile mükafatlandıracağını söyledi,özünü parlatıp,Allah'tan ve yarattıklarından yüz çevirmeyenlere...
Kördün ey insan!Üç karanlığın içinde.Sadece bir bilgi idin.Sonra bir nutfe,sonra bir çiğnemlik et parçası,sonra azaların....
Kördün sen...Üç karanlığın içinde,gözün kör,kulağın sağır,dilin lâl...
Doğdun ve göz aydınlığı oldun.
Gözün görmelere mesafeliydi.Bir annenin kokusunu biliyordun bir de nefsini...
Maddeyi tanıdıkça bilincin açıldı.Duyuların ile algılama olanağın yaratılmış olmasa idi gerçekten görebilir miydin?
Alemler seni anılmaya değer görmemişken,sana değer veren Rabbin Yüce Allah'ın hangi nimetini yalanlaya bilirsin?
Rabbin senin değerini bildi,Rabbin sana değer verdi.
Seni başıboş bırakmadı.Terbiye eden,eğiten ismi ile kelimeleri bozacağını  bildi yaşadığın kainatı senin öğüt alabileceğin yönünü bulabileceğin,beslenebileceğin,ilim öğrenebileceğin şekilde döşedi.Esmalarını doğru yolu bulabileceğin birer çiçek etti ,kim o çiçekten bal alırsa onun ile meyve verecekti.
Rahman ve Rahim alemlerin Rabbi Alim Allah sana değer verip seni yaratmasaydı,halen anılmaya değer görülmeyen,unutulmuş,yüz çevirilenlerden olacaktın.
SENİN İTBARINI AZİZ ALLAH VERDİ
O vakit bu ihtirasın nedir?
Kimin yanındasın?
Kime yüzün var?
Kim kör ,kim itibarlı?

Hani çocukken dahi itibarlı olmayan,hor görülenler vardı...derler bazılarına''köyün sümüklüsü''
Unutursun vakit geçince sen bir yana gidersin....anılmaya dahi değer görmediğin o bir yana...
Bir gün haber alırsın o köyün sümüklüsü diyerek itibarını çocuk diye iki paralık saydığını,o hiçde istemediğin,o konumlara layık görmediğin güzelliklere kavuşmuşdur.
Senin değer vermediğine Rabbin değer vermiş,değerini bilmişdir.
Onu hor görerek Allah'ın yarattığını aşağılamış,onda hiçbir Rahmet ummamıştın.Halbu ki Rabbin onun özünün özünü bilen,onun önünü ve arakasındakilerini bilendir.
Ya sen !Çok itibarlıydın ailenin yanında,köklü bir ailen vardı,malınız mülkünüz ve çoktunuz,güzeldiniz.Sizinle ilgilenebilen anneniz vardı.Peki onlardan bir eser kaldı mı?Çok güvendiğiniz ve itibarı onların yanında aradığınız dostlarınız nasılda zor zamanlar gelince dökülen yapraklar gibi sizi yalnız bıraktı.Yalnız ve örtüsüz kaldınız.
Zeka olanağı düşük bir bibimiz vardı,rahmetli oldu.O bazen derdi ki''ben neye lazımım''Onu hesaba almayanlar,adamdan saymayanlar onun bir kalbi olduğunu anlayamadılar.O aklı ile birşeyleri çözemese de,kalbi seziyordu.
Aklı yok diye bir insan değersiz ve itibarsız değildir.O da bir ayettir.Okunmayı bekleyen.Aklı olupta aklını kullanmayanların halini haykıran.
Bazen çok çirkin gördüğümüz bir hayvan bir insandan çokta itibarsız değildir.Çünkü onu yaratan onu görevleri ile,yaratması ile itibarlı kıldı.

Kendilerine verilmiş olanaklardan dolayı üstünlük taslayanlar,nimetlerin kendileri için bir sorumluluk olduğunu kavramadıkça benlik zirvelerinde üzerine kar yağıpta nasiplenemeyen bir yalçın kaya gibidir.
Kendinde ki olanak ne ise onun ile en güzelini yapanlar toprak ile adam olup özünden en güzelini yapanlardır,Rabbi için...
Hz.Süleyman bütün varlık emrine amade iken o itibarı her zaman Rabbinden bilmiş ve Rahman ve Rahim Allah adı ile hareket ederek,karıncanın sözünü önemseyecek basirete kavuşmuştu.


                                                 İkraEla
                                               @ElaIKRA

0 yorum:

Yorum Gönder