Pazar, Mayıs 25, 2014 By: İkra Ela

Yusuf Gömleği


At Resimler.jpg


 YUSUF GÖMLEĞİ

Yüreğim bir derin yerlere düştü,
"Kurt kaptı." dediler, sahte kanı ile,
Yangın oldu feryadım,
Sırtımdan bıçakladılar.
Âh ettim, Âh ettim!
Gözlerime ağ düştü.
Feryadım zindanda ki unutulmuş Yusuflara,
Kederim şaşkın olmuş Musalara,
Kuyuya attım bazen kardeşlerimi Yakub’un oğullarınca,
Kurt kaptı onu dedim umursamazca,
O kuyuda!
O kuyuda, kuyuda bilmez ki kendini!
Yusuf sanar her gölgeyi...
Gölge göstermez halbuki gerçeği,
Kıvrılır, uzar, kısalır, yamulur yok olur,
Konuma göre benzetir kendini.

Ah Mekke’nin gül yüzlü Yusuf’u!
Kuyuya attık seni, yok saydık seni!
Varlığın kıskandırdı bizi hazmedemedik,
Afeder misin beni?
Seni çok güzel gördük,
Kuyuya attık seni,
Afeder misin beni?
Günahkar gördük kendimizi,
Seni kuyuya atarak ,
İtibarlı olacağımızı sandık,Yusuf’u kuyuya atan kardeşleri gibi,
Yok saydık seni, köşelere attık seni,
Afeder misin beni?

Yırttık gömleğini hırçınca,
Züleyha gibi!
Nefsim sen olmayı arzuladıkça,
Feryadım yırttı gömleğini!
Sen olamayınca,
İftira ile parçaladı seni...

Sen Mekke’nin Yusuf’usun,
Sana yüzleri olsun diye,
Kınamadın kardeşlerini,
Ne kuyuda, ne zindanda,
Gül oldun onlara,
''Size kınama yok dedin''
Yakupca sabrettin, bekledin,
"Bilselerdi yapmazlardı."dedin
Bizi AFEDER MİSİN?

Yusuf'un kokusu duyuluyor ötelerden,
Yusuf kokusu geliyor taa Mekke’den,
Yayılıyor çağlar boyu!
Yakup yürekliler alıyor bu kokuyu,
Yusuf’un kokusu diye.
O koku mis’dir, usanılmaz,
Lezzettir doyulmaz,
Rabbin saçmıştır yeryüzüne,
Hz. Muhammed eli ile,
Buram, buram yayılır,
Yakupların nefesine...
Ey şanlı güzel Yusuf yüzlü peygamberim!
Kimlere bıraktın Yusuf gömleğini!
Bize mi?
Biz senin kıymetini bilemedik!
Derinlere attık seni!
Hain bir kanla buladık gömleğini!
Kan akıyor İslamın gömleğinden!
Biz çıkardık o gömleği!
Biz buladık kana ihanet edercesine!
Kıskandık,kıskandığımızı bile anlamadan!
Kendimizi kandırdık!
Kan damlıyor İslamın gömleğinden!
‘’Ya esefa âla yusufa’’çığlığı yükseliyor,
Yakupların yüreğinden.
Yakup bilir, Yakup kimsenin bilmediğini bilir.
Yakuplar sükût edince feryatları yükselir.
Buram ,buram dua olur,
Yusuf’un gömleğine...

Ey Yusuf yüzlü peygamberim!
Afeder misin bizi!
Züleyha olduk!
Emanet ettiğin gömleği arkandan yırttık!
Dünyaya kandık!
Güzel olanı görünce,
Nefsimize kandık.
Bize ulaşmayınca,
Yırttık o gömleği!
Parçaladık,
Nefsimizi suçladık,
"İnsanız!" dedik!
Güzellikler bizi bizden aldı başımızı döndürdü, elimizi kestirdi!
Yandık!
Afeder misin bizi!
Bıraktığın Yusuf kokulu gömleğini giyemedik, Yusuf kokamadık,
Afeder misin bizi?‘’Doğruya doğru, vallahi, Allah seni bize üstün kılmış, biz ise hataya batıp gitmişiz.’’(yusuf suresi 91.ayet)
Yusuf yüzlü peygamberim!
Sen şimdi burada olsaydın;
‘’Bugün size kınama yok; Allah sizi bağışlasın, O’dur merhametlilerin en merhametlisi’’(Yusuf suresi 92.ayet) derdin.
Şefkat pınarları ile yıkardın bizi,
O Yusuf gömleğini aldık katlayarak diktik, sakladık!
Unuttuk, unutturulduk, kaybettik, gözden ırak ettik!
Ya her şeyi bilen, görüp de gözeten,
Merhametlilerin merhametlisi,
O saklar hazineyi,
Yola düşenler bulur,
Yusuf'un gömleğini,
Kederden perde çekilmiş Yakupların yüreğine...

Ey İbrahimce adayanlar!
Müjde?
İsmail'ce bıçağın altına yatanlar!
Müjde?
Rabbin kurbanını mübarek eyledi,
Kuzu doğdu, yün kırkıldı,
Rahmete daldırıldı, çamurdan çirkeften arındırıldı,
Müjde?
Asıldı iplere kuruyor şimdi,
Dikeninden arındırmak gerek,
Müjde?
Çırpılacak, eğirilecek, bükülecek sağlamlaştırılacak
En güzel bağlar onunla kurulacak,
Müjde!
O bağ ki sağlamdır, çelik bir zırhtan
Bir ucu yerde bir ucu gökte
Al iğneyi ipliği dik şimdi
Yusufun gömleğini...

Miraca çıksın akıllar, Burak olsun gönüller. Sevgiler nağme, nağme yayılsın, saf tutsun çelik duvar gibi Salihler
     
İkra ela
@ElaIKRA

0 yorum:

Yorum Gönder