Cuma, Aralık 08, 2017 By: İkra Ela

Fethiye

FETHİYE YENİDEN BAŞLAMAK


Fethiye yolculuğuna bir gün kala havanın yağmurlu olduğunu öğrenince üzüldüm. Çünkü ilk uçak seferimde yeryüzünü gökyüzünden görmek istiyordum.Bu benim ilk yolculuğumdu.Heyecanlı ve meraklıydım hali ile ne kadar da ikindi deminde neredeyse yarım yüz yıla bir kaç adım kalmışlığım olsa da...
Neyse ilk seferim ve yakın olduğum hiç bir kimse yoktu yanımda ,hava limanından sonra sanki kabre teslim gibi... Neyse konu ahire yönelmeden ben bulutlu havada yolculuk yapmanın şükrüne daldım. 
Rahmet bu kadar mı açık görünürdü! Hep aşağıdan yukarıya baktığım bulut kümeleri ayaklarım altındaydı. Sanki kuzey kutbunda bir koca geminin içindeymişim hissine kapıldım.Her bir bulut koca kar kütlelerine benziyor,her bir ara koyu derin bir su gibiydi.Yerden göğe bakınca olağan gibi görünen rahmeti gökten bakınca tam olarak icat edilmiş, programlanmış,cem edilmiş muhteşem şefkati gördüm. Yeryüzünde her bir bağrı yanmış, sessiz fiili dua olmuş rahmet damlalarını bekliyordu.O tam da olması gereken yerde bekliyorlardı her bir meleğin saf nurları. Damla damla yağacak tohumların göz aydınlığı olacaklardı.Herbir tohum şerh olacak yükseldikçe yükselecek,sadece Rabbe yönelmenin mutmainliğini duyacaktı.İşte öyle tefekkür ,dua,şükür ede ede yaptığım ilk uçak seferim sanki birkaç dakikada sona ermişti.Bir ayetin seyircisi olmak yerine onu yaşamıştım.Yaşamıştım derken tam yaşadığım söylenemez.Her okuyuş yeni şeyler söyler,çünkü her hal bir önceki ile aynı değildir. Ve biz bu dünyada hiçbirşeyi tam yaşayamayız,çünkü burada tam uyanık değiliz.

Ya Rab Sen her eksik ve kusurdan münezzehsin,Senin Subhan ismini kalbimize daim duyur.Öyle güzelsin ki yarattığın her şeyde hiç bir nizamsızlık yok. SubhanAllah, Elhamdullilah, Allahuekber







Bismillah
Rahman Rahîm Allah ismi ile
yeniden başlamak ne muazzam nimet!



Yeniden Fethiye...
Hangi yöne yüzünü çevirse yüzünde yeni yeni güller açan can gibi...
Aşk var sanki,zikirden bir an ayrılmayan bir hal gibi...
Yüreği aşktan dolar,rahmet olur yağar.Kirpiklerini bir kaldırsa ışıl ışıl mavi derin gözleri...
Selamdır o şehir ,selam olur o şehir yar kenarında ince işlenmiş nakışlar işler,selam üflenir o şehirden de ruh ağaçlar altından zikre kavuşur.
Ya Halık ya Berr ya Musavvir Hû...
Sensin yaratan,şekil verip güzelleştiren,Sensin koruyan,Sensin Hakîm Sensin Kuddüs Hû Bakî Hû. 
Ey bizim Selam Rabbimiz bizi baki selamına da kavuştur.


Her sabah gözlerimin açtırıldığı bu yerde kalbimi kör ve sağır ettirirsem vaylar bana!
Gözleri görmeden ruhunu Rabbe bağlayan kullar ne güzel! 
Zikirsiz her dem ruhun uykusu,ölü kabuk,Süleyman'ın tahtında ceset!
İnsan diye bilmeli,hem Eyüp halinde hem Süleymanca zikrin deminde "Rabbim var halimde de yok halimde de Şafi'm Sensin,Senin rahmetin ile ölü toprağım atılır üzerimden,Senin rahmetin ile can bulur her zerrem zikre kavuşurum dağlar ile birlikte,bir olurum kuşların kanatlarınca,budaklarımdan şifa değer tükenmiş gönüllere!" 
Hû Bakî Hû


Fethiye yolculuğuna çıkmadan bir gün evvel almıştım bu #necmettinşahinler#ZeytinDağısohbetleri kitabını .
Uçak ile aktarmalı yolcu olunca beş saat Ankara havalimanında kitabın uzun bir bölümünü orada okudum.Son birkaç güne kadar geri elime alamamıştım.
Yeni evim fotoğrafta ki etekleri zeytin ağacı ekili dağa bakıyor.
Çok ilginç bu bölgede iseviler de yaşıyormuş.
Kitabımı dağ ile selamlaşarak okurken bir an Hz.İsa'yı o zeytinliklerin içinde bir topluluğa vaaz veriyormuş gibi hissettim.
Sanki ben de o demin içinde o kutlu müjdelerin içindeydim.Gök sofrası sanki bana da ikram ediliyor gibiydi.
Bakışıyoruz bu güzel zeytin ağacı dolu dağ ile,bir gün o yokuşu göze alır ve İsa hakikatini ruhumdan hissetmek için çıkarım inşaallah. 
Kur'an'ın yokuşlarında gezinirken Hz.Meryem takvasının eseri İsa hakikati olduğunu gördüm. O eser ki işte o Muhammed (s.a.v ) oNur'u müjdesi.O müjde ki tamamlanmış o güzel ahlak eseri.
Alemlere rahmet peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v ) alemler sayısınca sana salat ve selam olsun. O kutlu yolda yürümek o nura kavuşmak nasibimiz olsun inşaallah. 
Her gün gün kısaldıkça güneş yüzünü birçok yere düşürüyorken bu dağın ardından neredeyse iki saat sonra bir nur gibi doğuyor.
Ne belli çoğumuz bir dağın ardında kalmışızdır da,onun hasretinden titreyişlerimiz ondandır.
Ya aşmalı o dağı ya hasretle beklemeli,bir zeytin fidanı büyüterek belki de...

#Necmettinşahinler

ikra ela 


instagram
@ikraela

















0 yorum:

Yorum Gönder